Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/862 K.2011/2569
Özet: Samsun 2. Sulh Ceza Mahkemesi kararının süresi içinde Yargıtay tarafından incelenmesini talep eden Cumhuriyet Savcısı'nın isteği doğrultusunda, sanığa isnat edilen sarkıntılık suçunun 5 yıllık zamanaşımına tâbi olduğu, izhar müzekkeresinin kesici işlemi olmadığı ve zamanaşımının gerçekleştiği tespit edilen Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 2011/862 E. ve 2011/2569 K. dosyalarının 04.11.2011 tarihli oy birliği kararıyla “zamanaşımı nedeniyle düşürüldü” şeklinde bozdu.
Sarkıntılık suçundan sanık ...'nın yapılan yargılaması sonunda; davanın şikâyet yokluğu nedeniyle düşürülmesine dair, Samsun 2. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 16.02.2006 gün ve 2005/536 Esas, 2006/52 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa isnat edilen sarkıntılık suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle, 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesine göre 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, savunmaya yönelik olarak talimat mahkemesince izhar müzekkeresinin çıkarıldığı 24.10.2005 tarihinden itibaren zamanaşımını kesen bir işlemin olmadığı ve inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 04.11.2011 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Sanığa isnat edilen sarkıntılık suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle, 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesine göre 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, savunmaya yönelik olarak talimat mahkemesince izhar müzekkeresinin çıkarıldığı 24.10.2005 tarihinden itibaren zamanaşımını kesen bir işlemin olmadığı ve inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 04.11.2011 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.