Yargıtay14. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/5510 K.2012/258
Özet: (1) Uyuşmazlık, reşit olmayan bir kişinin rızasıyla kaçırılıp alıkoyulması ve ırza geçme suçlarından sanığın beraat edilip çocuğunun nitelikli cinsel istismarından mahkum edilmesiyle ilgili temyiz başvurusu; (2) Mahkeme, sanığın müdafisinin temyiz itirazlarını reddederek kararın onayını ve ikinci davada ise sanığın 103/2 kapsamında suçun bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını kararlaştırdı.
Reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve ırza geçme suçlarından sanık ...'ün bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan beraatine, çocuğunun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine dair Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.12.2006 gün ve 2005/166 Esas, 2006/370 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve mağdure vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Mağdure vekilinin yargılama sırasında davaya katılmadığı gibi bu yönde talepte de bulunmadığı ve mahkemece de katılma kararı verilmediği anlaşılmakla, hükmü temyize hukuken hak ve yetkisi bulunmadığından, mağdure vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin sanık müdafiin temyiziyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün tebliğname gibi ONANMASINA, 12.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
olmayanla cinsel ilişki suçundan sanık ...’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Simav Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 16.11.2007 gün ve 2007/255 Esas, 2007/158 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurenin aşamalarda ilk eylemin zorla olduğunu iddia etmesi karşısında, davaya bakmanın, eylemin TCK.nın 103/2. kapsamında bulunup bulunmadığının ve bu husustaki delillerin tayin ve takdiri ile suç vasfının belirlenmesi görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilmeyerek yargılamaya devamla hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326/son maddeleri gereğince BOZULMASINA, 13.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Mağdure vekilinin yargılama sırasında davaya katılmadığı gibi bu yönde talepte de bulunmadığı ve mahkemece de katılma kararı verilmediği anlaşılmakla, hükmü temyize hukuken hak ve yetkisi bulunmadığından, mağdure vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin sanık müdafiin temyiziyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün tebliğname gibi ONANMASINA, 12.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
olmayanla cinsel ilişki suçundan sanık ...’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Simav Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 16.11.2007 gün ve 2007/255 Esas, 2007/158 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurenin aşamalarda ilk eylemin zorla olduğunu iddia etmesi karşısında, davaya bakmanın, eylemin TCK.nın 103/2. kapsamında bulunup bulunmadığının ve bu husustaki delillerin tayin ve takdiri ile suç vasfının belirlenmesi görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilmeyerek yargılamaya devamla hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326/son maddeleri gereğince BOZULMASINA, 13.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.