Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/15190 K.2013/4985
Özet: (1) Sanığın, cami tuvaletine kilitlenerek mağdurun küçük kızına cinsel tacizde bulunması ve bu olayın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu olarak değerlendirilebileceği iddiası; (2) Mahkeme, sanığın suçtan beraatini sağlayacak kesin delillerin eksik olduğunu belirterek, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vererek davayı bozdu.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık ...'nun yapılan yargılaması sonunda; eziyet suçundan mahkûmiyetine dair Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 26.02.2008 gün ve 2007/439 Esas, 2008/125 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre, mağdur ...'nın, sanık ...'in imam hatipliğini yaptığı caminin müezzini olan müşteki ...'un oğlu olup, aynı zamanda caminin tuvaletini beklediği, dosya içerisinde örneği olan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 15.09.2006 tarihli iddianamesi ile mağdur ... hakkında, sanığın kızı...'e karşı basit cinsel istismar suçlamasıyla dava açıldığı olayın suç tarihinin 06.09.2006 olduğu ve yargılamasının devam ettiği, 26.09.2006 tarihli katılanlar vekilinin şikâyet dilekçesi üzerine sanık hakkında inceleme konusu davanın açıldığı, mağdur ..., Cumhuriyet Savcılığında verdiği ifade de "sanığın, kendisini tuvaletin içerisine kilitlemesinden sonra bir şeyin üzerine çıkıp bağırarak kardeşine ulaştığını, büyüklere haber vermesiyle kapının açıldığını", yargılama aşamasında "... anahtarın bir tanesi de bende olduğundan dışarıya attım bu anahtarla kardeşim açtı" şeklinde çelişkili beyanlarda bulunduğu, olayın tek görgü tanığı olan sanığın küçük kardeşi ...'in Cumhuriyet Savcılığında kendisindeki yedek anahtarla kapıyı açıp abisini kurtardığını, mahkemede "abisinin attığı anahtarla kapıyı açtığını" bildirdiği, hazırlıkta ve yargılama aşamasında dinlenilen ve caminin hemen yanında bulunan taksi durağında çalışan tanıklar ... ve ...'ın sanıkla mağdur ...'nın annesinin tartışmalarına tanık olup, mağdurun bu sırada annesinin yanında durmakta olduğunu tuvalete kapatıldığını görmediklerini beyan etmeleri ve taraflar arasındaki dosyaya yansıyan husumette dikkate alındığında sanığın mahkûmiyetini gerektirecek kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delillerde elde edilemediğinden, sanığın müsnet suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,.
Kabule göre de;
Sanığın cami tuvaletini bekleyen ve engelli olan mağdur ... tarafından 21.10.1999 doğumlu küçük kızına cinsel tacizde bulunulduğunun eşi tarafından söylenilmesi üzerine, 05.01.1992 doğumlu mağdura kızıp tuvalete kilitleyip gittikten sonra, mağdurun bağırması üzerine sesi duyup gelen kardeşine attığı anahtar ile kapının açılması sonucunda dışarı çıkması şeklindeki olayda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluştuğu halde yerinde olmayan gerekçe ile eziyet suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 gün ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın maddi zarar olduğu, olayda dosyaya yansıyan maddi bir zararının da bulunmadığı gözetilmeden, suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat nedeniyle cezası ertelenen sanık hakkında yasal olmayan gerekçe ile 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesinde düzenlenen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 25.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dosya içeriğine göre, mağdur ...'nın, sanık ...'in imam hatipliğini yaptığı caminin müezzini olan müşteki ...'un oğlu olup, aynı zamanda caminin tuvaletini beklediği, dosya içerisinde örneği olan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 15.09.2006 tarihli iddianamesi ile mağdur ... hakkında, sanığın kızı...'e karşı basit cinsel istismar suçlamasıyla dava açıldığı olayın suç tarihinin 06.09.2006 olduğu ve yargılamasının devam ettiği, 26.09.2006 tarihli katılanlar vekilinin şikâyet dilekçesi üzerine sanık hakkında inceleme konusu davanın açıldığı, mağdur ..., Cumhuriyet Savcılığında verdiği ifade de "sanığın, kendisini tuvaletin içerisine kilitlemesinden sonra bir şeyin üzerine çıkıp bağırarak kardeşine ulaştığını, büyüklere haber vermesiyle kapının açıldığını", yargılama aşamasında "... anahtarın bir tanesi de bende olduğundan dışarıya attım bu anahtarla kardeşim açtı" şeklinde çelişkili beyanlarda bulunduğu, olayın tek görgü tanığı olan sanığın küçük kardeşi ...'in Cumhuriyet Savcılığında kendisindeki yedek anahtarla kapıyı açıp abisini kurtardığını, mahkemede "abisinin attığı anahtarla kapıyı açtığını" bildirdiği, hazırlıkta ve yargılama aşamasında dinlenilen ve caminin hemen yanında bulunan taksi durağında çalışan tanıklar ... ve ...'ın sanıkla mağdur ...'nın annesinin tartışmalarına tanık olup, mağdurun bu sırada annesinin yanında durmakta olduğunu tuvalete kapatıldığını görmediklerini beyan etmeleri ve taraflar arasındaki dosyaya yansıyan husumette dikkate alındığında sanığın mahkûmiyetini gerektirecek kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delillerde elde edilemediğinden, sanığın müsnet suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,.
Kabule göre de;
Sanığın cami tuvaletini bekleyen ve engelli olan mağdur ... tarafından 21.10.1999 doğumlu küçük kızına cinsel tacizde bulunulduğunun eşi tarafından söylenilmesi üzerine, 05.01.1992 doğumlu mağdura kızıp tuvalete kilitleyip gittikten sonra, mağdurun bağırması üzerine sesi duyup gelen kardeşine attığı anahtar ile kapının açılması sonucunda dışarı çıkması şeklindeki olayda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluştuğu halde yerinde olmayan gerekçe ile eziyet suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 gün ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın maddi zarar olduğu, olayda dosyaya yansıyan maddi bir zararının da bulunmadığı gözetilmeden, suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat nedeniyle cezası ertelenen sanık hakkında yasal olmayan gerekçe ile 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesinde düzenlenen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 25.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.