‹ Ana sayfa
Yargıtay 14. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2011/13989 K.2013/10451

Esas No: 2011/13989 · Karar No: 2013/10451 · Karar Tarihi: 10.10.2013
Özet: (1) Mahkeme, sanığın mağdure karşı nitelikli cinsel saldırı (zorla ırzına geçme) suçundan sorumlu olup olmadığını belirlemeye çalıştı; (2) Mahkeme, delillerin yeterli ve kesin olmadığı gerekçesiyle sanığı beraat ettirdi.
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Yalova Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06.10.2009 gün ve 2007/157 Esas, 2009/191 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Olay tarihinde 23 yaş içerisinde bulunan mağdurenin, annesi ile ikamet ettiği evde, annesi çalıştığı için evde bulunmadığı sırada çok uzun zamandan beri tanıdığı sanığın saat 13.40 sıralarında eve geldiği, sanığı rızaen ikametine alan mağdurenin, askere gideceğini söyleyen sanıkla bir süre sohbet ettikleri, mağdurenin aşama ifadelerine göre sanığın bu sırada 20 TL çıkarıp mağdureye uzattığını, mağdurenin istememesi üzerine saldırıp zorla öpüp, tişörtünü yırttığını, ... atıp yere düşürdüğünü, boğuşup yuvarlandıklarını, eliyle ensesine bastırıp eşofmanını ve iç çamaşırını sıyırdıktan sonra anal yoldan zorla ırzına geçtiğini bildirmiş ise de; mağdurenin keşif sırasında alınan beyanında olaydan sonra erkek arkadaşı ile buluşup onunla ilişkiye girdiğini, akşam 18.00 sıralarında savcılıktan bir arkadaşını arayıp onun yönlendirmesi sonucu şikâyetçi olduğunu ifade ettiği, darp ve cebirle kendisine saldırılarak tecavüz edildiğini söylemesine rağmen Yalova Devlet Hastanesinin 25.08.2005 tarihli raporda darp cebir izi görülmeyip şehevi arzuların tatmini esnasında oluşabilecek lezyonlar saptanamadığının tespiti, yine yaz mevsimi olması nedeniyle pencerenin açık olduğunu, eylem sırasında bir eliyle ağzını kapatıp, eşofman altı, kilotu indirilip, kendi pantolonunu da indiren sanığın vajinal yoldan ırzına geçemeyince anal yoldan ırzına geçtiğini beyan eden mağdurenin, fiziki bir engel bulunmamasına rağmen bağıramadığını, karşı koymak için gücünün yetmediğini söylemesi, Cumhuriyet Savcılığındaki ifadesinde şikâyetinden vazgeçmesi, olay sırasında sanık tarafından yırtıldığı bildirilen tişört üzerinde naip hakim tarafından yapılan inceleme sonrası yırtığın boğuşma veya müdafaa sırasında meydana gelmiş yırtığa benzemediği tespiti ile tutanak altına alınması, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun olay nedeniyle mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu yönünde raporu bulunuyor ise de; yargılama aşamasında naip hakimce mağdurenin daha önceden pisikolojik bir rahatsızlığı olup olmadığı hususunda alınan beyanında, annesi ve babasının 2001 yılından beri ayrı yaşadığını bu nedenle depresyon geçirdiğini ve geçirdiği depresyon nedeniyle ilaçlar kullandığını ifade etmesi, tanık ...'in arkadaşı olan sanıkla birlikte mağdurenin evinin önüne gittiklerini, arkadaşının eve gidip yarım saat sonra geriye geldiğini, kendisine para varsa sende yapmak ister misin demesi üzerine birlikte kapıyı çaldıklarını ancak açan olmadığını, sanığı askere uğurladıktan sonra mağdureye kendisinde emanet olduğunu bahane ederek irtibat kurmak istediği için mağdureye telefon açtığını beyan etmesi, bunu doğrular tarzda mağdurenin ifadesinde de evin önüne sanık ve arkadaşının tekrar gelmesini ve açılan telefonu doğrulaması, sanık ...'in ise mağdurenin 75 TL'lik buzdolabı taksitinden bahsedip ilişki sonrası taksidi verecek misin diye sorduğu kendisinin de 20 TL verip kalanını sonra tamamlarım demesinden sonra mağdurenin bağırdığın ve “al 20 TL'yi” demesi üzerine 20 TL yi alarak ayrıldığını söylemesi tüm deliller ve dosya içeriği ile birlikte değerlendirildiğinde, sanığın savunmalarının aksine cebir ve tehditle mağdurenin ırzına geçildiğine dair, mahkûmiyete yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraati yerine yazılı şekilde, mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?