‹ Ana sayfa
Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2016/4859 K.2017/10800

Esas No: 2016/4859 · Karar No: 2017/10800 · Karar Tarihi: 17.10.2017
Özet: Uyuşmazlık, işlenen hırsızlık ve mala zarar verme suçları ile suça sürüklenen bir çocuğun cezai ehliyetinin bulunmaması sorusuyla ilgiliydi. Mahkeme, verilen raporları değerlendirdikten sonra kararını bozarak cezai ehliyet eksikliği nedeniyle hüküm kurmayı öngören unsurları iptal etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER: Ceza verilmesine yer olmadığına

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Diyarbakır Çocuk Hastalıkları Hastanesi'nden alınan çocuk psikiyatri uzmanı tarafından hazırlanan 21.08.2013 tarihli raporda; çelişki oluşturacak şekilde, suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin suç olduğunu ve ceza alacağını bilmediği, suç ve ceza ile ilgili yeterli kavrayışının bulunmadığı, ancak zeka testinden 96 puan aldığı (normal zeka) ve işlediği iddia edilen fiilin suç tarihi itibariyle hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamadığı, diğer yandan da davranışlarını yönlendirme yeteneğinin geliştiğinin belirtildiği; Diyarbakır Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nden alınan 30.09.2013 tarihli raporda ise; olay tarihinden itibaren yaklaşık 6 ay geçmesi sebebiyle herhangi bir tespit yapılmasının mümkün olmadığının belirtildiği; 18.06.2014 tarihli celsede dinlenen sosyal inceleme raporunu düzenleyen rehber öğretmenin de beyanında; suça sürüklenen çocuğun cezai ehliyetinin bulunmadığını söylediğinin anlaşılması karşısında; suç tarihinde 12-15 arası yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 31/2. maddesi uyarınca işlediği iddia olunan fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiiller ile ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususlarında dosya da mevcut belirtilen tüm raporlar irdelenerek, özellikle 21.08.2013 tarihli rapordaki çelişki de giderilmek suretiyle Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet savcısının temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 17.10.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?