‹ Ana sayfa
Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2016/17408 K.2017/7500

Esas No: 2016/17408 · Karar No: 2017/7500 · Karar Tarihi: 20.06.2017
Özet: (1) Uyuşmazlık, bir çocuğun halı saha soyunma odasında farklı mağdurlara ait cep telefonları, cüzdan ve paraları çalmasıyla ilgili hırsızlık suçundan protectorsun ayrı ayrı hüküm kurulması ihtiyacı üzerine temyiz yoluyla başlatılmıştır. (2) Mahkeme, bu temyizin haklı kararı bulup, çocuğun suça sürüklenmesini kabul etmiş, hırsızlık suçunun işlenmesini ve ilgili mağdurlara ilişkin ayrı ayrı hırsızlık suçundan hüküm kurulmasının gerektiğini karara bağlamış, ancak daha önceki kararın bozulduğunu ve yeni hükmün temyiz edilen niteliklere göre verildiğini tespit etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.

Ancak;
1-Dairemizin 07.07.2014 tarih 2014/239 Esas, 2014/23803 Karar sayılı Bozma ilamında ''Halı saha soyunma odasında bulunan farklı mağdurlara ait cep telefonları, cüzdan ve paraları çalan suça sürüklenen çocuğun eylemi hakkında mağdur sayısınca ayrı ayrı hırsızlık suçundan hüküm kurulması gerektiğinin'' belirtilmiş olduğu halde, bozma ilamına uyulmasına rağmen her bir mağdur sayısında ayrı ayrı uygulama yapılıp sonuç ceza bakımından CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı, mağdurlardan ..., ..., ...'nın herhangi bir zararlarının bulunmadığı, suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydına göre suç tarihinde sabıkasının bulunmadığı gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken, “yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK'nın 231/5 vd. maddelerinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına” biçimindeki dosya içeriğine uygun olmayan, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 20.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?