‹ Ana sayfa
Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2016/14611 K.2018/4248

Esas No: 2016/14611 · Karar No: 2018/4248 · Karar Tarihi: 26.03.2018
Özet: Uyuşmazlık, mahalliyetin hırsızlık suçundan söz eden sanıkla ilgiliydi; mahkeme, sanığın suç işlemiş olduğuna dair kanıtları değerlendirerek, tazminatlı çantayı işyeri karşısında bulduğu tanıkların ifadeleri ve sanığın etkin pişmanlık göstermediğine dair delil eksikliğine dayanarak, TCK’nın 39. maddesine göre hüküm sarf etti. Mahkeme, sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı verdiğini, bu kararın hukuka uygun olduğunu ve bozulmasına gerek olmadığını bildirerek, kararı tamamlamak üzere mahkumiyetin kesinleşmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Görgü tanıklarının olay yerinden otuz kırk metre uzaklıkta rastladıkları sanığı yakalayıp hırsızlık eyleminin gerçekleşmiş olduğu işyerine getirdikleri sonrasında da çalınan katılana ait çantanın bahse konu işyeri karşısında atılı şekilde katılan tarafından bulunduğu anlaşılmış ise de tüm aşamalarda suçu inkar eden sanığın etkin pişmanlık iradesi göstermiş olduğuna dair herhangi bir delil ya da beyan bulunmaması gözetilerek tebliğnamedeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinden bahisle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, sanığın kusur yeteneği olmayan çocuğu araç olarak kullanıp fikir ve eylem birliği içerisinde suçu işlediğinin anlaşılması karşısında TCK'nın 37/1-2. maddeleri yerine TCK'nın 39. maddesi ile uygulama yapılması ise aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün” çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.03.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?