Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2014/16979 K.2015/4979
Özet: Mahkeme, halihazırda mahkumiyet kararı verilen hırsızlık davasında, 5237 sayılı Yasa ve TCK hükümleri doğrultusunda hatalı yargılanmış iki sanığın duruş sonu hükmünü Üçüncü Cümleye göre BOZULMASINA ve 19.03.2015’te oybirliğiyle karar vererek, hüküm yerine reddi (bozma) imkânına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların müştekinin işyeri içinde bulunan mont ve cep telefonunu çaldıklarının anlaşılması karşısında; hakklarında 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesi yerine aynı yasanın 141/1 maddesiyle hüküm kurulması,
2-Sanıkların suç ortağı olan ve yaşının küçük olması nedeniyle evrakı ayrılan ...'ın yakalandığında montu sakladığı yeri söyleyerek ve sanık Burak'ın da karakolda kendiliğinden üzerindeki cep telefonunu teslim ederek iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanmaması,
3-Sanığın tekerrüre esas alınan ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/99 Esas ve 2011/843 sayılı Karardaki hükümlülüğün doğrudan verilmiş para cezasına ilişkin olup, tutarı itibariyle 1412 sayılı CMUK'un 5219 sayılı Yasa ile değişik 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı olmayıp kesin bulunduğundan tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 19.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların müştekinin işyeri içinde bulunan mont ve cep telefonunu çaldıklarının anlaşılması karşısında; hakklarında 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesi yerine aynı yasanın 141/1 maddesiyle hüküm kurulması,
2-Sanıkların suç ortağı olan ve yaşının küçük olması nedeniyle evrakı ayrılan ...'ın yakalandığında montu sakladığı yeri söyleyerek ve sanık Burak'ın da karakolda kendiliğinden üzerindeki cep telefonunu teslim ederek iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanmaması,
3-Sanığın tekerrüre esas alınan ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/99 Esas ve 2011/843 sayılı Karardaki hükümlülüğün doğrudan verilmiş para cezasına ilişkin olup, tutarı itibariyle 1412 sayılı CMUK'un 5219 sayılı Yasa ile değişik 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı olmayıp kesin bulunduğundan tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 19.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.