Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/5992 K.2014/6656
Özet: İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 26/10/2010 tarihli, 2007/360 (E) ve 2010/868 (K) numaralı hırsızlık kararı, sanığın telefonla yakalandığı ve ret ettiği suçlamanın geç olarak elde edildiği gerekçesiyle ve eksik inceleme nedeniyle eksik hüküm türetilmesi sebebiyle, 27/02/2014 tarihinde oybirliğiyle bozulmuştur.
Tebliğname No: 6 - 2011/161458
MAHKEMESİ: İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 26/10/2010
NUMARASI: 2007/360 (E) ve 2010/868 (K)
SUÇ: Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın olaydan 30-45 dakika gibi çok kısa bir zaman sonra suça konu telefonla yakalandığının anlaşılmakla birlikte, sanığın tüm aşamalarda suça konu telefonu yakalanmadan kısa bir süre öncesinde Sertaç isimli bir şahıstan borcuna karşılık olarak aldığını savunarak suçlamayı reddetmesi, şikayetçi D.. T..’in de duruşmada huzurdaki sanığın hırsızlığı yapan sanık olmadığını beyan etmesi karşısında, öncelikle sanığın telefonu kendisinden aldığını savunduğu S. G. isimli bir şahsın gerçekten var olup olmadığının tespit edilerek beyanının alınması, sanığın savunmasında bildirdiği hususların kendisinden sorularak olayın tereddüte ve kuşkuya neden olmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması, sanığın hukuki durumunun yapılacak araştırma ve alınacak beyan sonucuna göre taktiri gerektiği halde, eksik inceleme ile yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık H.. Ö..’nin eşinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 27/02/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 26/10/2010
NUMARASI: 2007/360 (E) ve 2010/868 (K)
SUÇ: Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın olaydan 30-45 dakika gibi çok kısa bir zaman sonra suça konu telefonla yakalandığının anlaşılmakla birlikte, sanığın tüm aşamalarda suça konu telefonu yakalanmadan kısa bir süre öncesinde Sertaç isimli bir şahıstan borcuna karşılık olarak aldığını savunarak suçlamayı reddetmesi, şikayetçi D.. T..’in de duruşmada huzurdaki sanığın hırsızlığı yapan sanık olmadığını beyan etmesi karşısında, öncelikle sanığın telefonu kendisinden aldığını savunduğu S. G. isimli bir şahsın gerçekten var olup olmadığının tespit edilerek beyanının alınması, sanığın savunmasında bildirdiği hususların kendisinden sorularak olayın tereddüte ve kuşkuya neden olmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması, sanığın hukuki durumunun yapılacak araştırma ve alınacak beyan sonucuna göre taktiri gerektiği halde, eksik inceleme ile yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık H.. Ö..’nin eşinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 27/02/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.