Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/3619 K.2014/7808
Özet: (1) Uyuşmazlık, mahalli mahkemede hırsızlık suçundan hüküm giymiş sanığın, savunma hakkının kısıtlanması, yanlış TCK maddesi uygulanması ve tekerrür hükümlerinin göz ardı edilmesi gibi hatalar nedeniyle temyiz başvurusu üzerine yapılmıştır. (2) İstanbul Anadolu 3. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın temyiz taleplerini kabul ederek mahkeme kararını bozmuş ve yeniden inceleme için yönlendirmiştir.
Tebliğname No: 6 - 2011/156835
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 29/09/2010
NUMARASI: 2009/1307 (E) ve 2010/648 (K)
SUÇ: Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Başka suçtan Bolu Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olduğu anlaşılan sanığın duruşmadan vareste tutulma talebi bulunmadığı halde 29.09.2010 tarihli duruşmada hazır bulundurulmadan yokluğunda hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule Göre de;
1-Müştekiye ait park halindeki aracın kapısı zorlanmak suretiyle çalınması karşısında eyleme uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesi yerine aynı Yasanın 142/1-e maddesi gereğince hüküm kurulmuş olması,
2- Sanığın Erciş Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25/07/2006 tarih ve 2005/132 E, 2006/352 K sayılı 7 ay 15 gün hapis cezasına dair hüküm yerine tekerrüre esas alınan Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 07/07/2005 tarih ve 2001/67 E, 2005/93 K sayılı ilamında, sanık hakkında yaş küçüklüğü nedeniyle TCK.nın 31/3. maddesinin uygulandığı, TCK'nın 58/5. maddesine göre fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağının gözetilmemesi,
3- Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezası ile mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, "kendi altsoyu" üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Adli emanette kayıtlı, suçta kullanılmayan ve delil niteliği taşıyan eşyaların dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık M.. T..'ın temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 06.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 29/09/2010
NUMARASI: 2009/1307 (E) ve 2010/648 (K)
SUÇ: Hırsızlık
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Başka suçtan Bolu Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olduğu anlaşılan sanığın duruşmadan vareste tutulma talebi bulunmadığı halde 29.09.2010 tarihli duruşmada hazır bulundurulmadan yokluğunda hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule Göre de;
1-Müştekiye ait park halindeki aracın kapısı zorlanmak suretiyle çalınması karşısında eyleme uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesi yerine aynı Yasanın 142/1-e maddesi gereğince hüküm kurulmuş olması,
2- Sanığın Erciş Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25/07/2006 tarih ve 2005/132 E, 2006/352 K sayılı 7 ay 15 gün hapis cezasına dair hüküm yerine tekerrüre esas alınan Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 07/07/2005 tarih ve 2001/67 E, 2005/93 K sayılı ilamında, sanık hakkında yaş küçüklüğü nedeniyle TCK.nın 31/3. maddesinin uygulandığı, TCK'nın 58/5. maddesine göre fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağının gözetilmemesi,
3- Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezası ile mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, "kendi altsoyu" üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Adli emanette kayıtlı, suçta kullanılmayan ve delil niteliği taşıyan eşyaların dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık M.. T..'ın temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 06.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.