‹ Ana sayfa
Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/7519 K.2013/19032

Esas No: 2012/7519 · Karar No: 2013/19032 · Karar Tarihi: 18.06.2013
Özet: Uyuşmazlık, sanığın Pazar Devlet Hastanesi içinde hırsızlık yaparak 5237 sayılı TCK’nın 142/1 maddesine göre suç işlemesiyle ilgili; mahkeme, sanığın hırsızlık eylemini kabul ederek 7201 sayılı Tebligat Kanunu gereği tebligatın usulsüz olduğunu tespit etmesine rağmen, temyiz itirazlarını reddederek sanığı hırsızlık suçundan mahkum etti. Mahkeme kararında ayrıca, sanığın tekerrüre esas ilamları ve 5237 sayılı TCK’nın 53/1, 58/6 maddeleri kapsamında haklarının ve infaz rejiminin düzenlenmesiyle ilgili eksiklikleri gidererek hükmü onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2., 5271 sayılı CMK'nın 34/2., 40/2., 231/2. ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağının, sürelerinin ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin açık ve buyurucu şekilde belirtildiği, ancak Pazar Asliye Ceza Mahkemesinin 15.04.2008 tarih ve 2007/132 E. ve 2008/68 sayılı kararında, hükme karşı başvurulacak kanun yolunun başlama süresinin tereddüt oluşturacak biçimde belirtildiği, ayrıca yokluğunda verilen kararın sanığa 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 ve 35. maddelerine göre, sanığın yakalama kararı üzerine savunması alınırken beyan adresine tebliğ edilmemesi nedeniyle tebligatın usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın 27.10.2010 tarihli temyiz istemi süresinde kabul edilip, temyiz isteminin reddine dair Pazar Asliye Ceza Mahkemesi'nin 02.02.2011 tarihli 2011/25 d.iş nolu kararı kaldırılmak suretiyle yapılan incelemede;
Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.

Sanığın Pazar Devlet Hastanesi içerisinden hırsızlık yaptığının anlaşılması ve kabul karşısında; eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/1 madde fıkrasının (a) bendinedeki nitelikli hali de oluşturduğu gözetilmeden yalnızca (b) bendine göre hüküm kurulması sonuca etkili görülmediğinden bozma sebebi yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;
1-Sanığın tekerrüre esas olan birden fazla ilamından en ağırının tekerrüre esas alınması gerekirken daha az cezayı içeren ilamları gösterilip ve birden fazla tekerrüre esas ilamı olduğu belirtilerek yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “c” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkında TCK’nın 53. ve 58. maddelerinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkarılması suretiyle, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ ve “sanığın Borçka Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/161 Esas 2003/31 K sayılı ilamıyla mükerrir olduğu anlaşıldığından, hakkında hükmolunan cezaların, 5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, tümcelerinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?