Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2016/1062 K.2017/7650
1 kez atıf aldı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık, sanığın turistik çarşıda çalışan bir işyerinden hırsızlık yapmış olması; mahkeme, 5237 sayılı TCK’nın 141/1. maddesiyle hata yapılarak verilen hükmü, 142/1-b ve 143/1 maddelerinin uygulanarak iade edilmesi gerektiğini tespit ederek sanığı hırsızlık suçundan hüküm sürer. Sonuç olarak, mahkeme sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı verir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ve suç ortağının hırsızlık yaptığı müştekinin işyerinin bulunduğu turistik çarşının giriş ve çıkış kapılarının özel güvenlik görevlilerince korunup, belli saatlerde kapatıldığının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesindeki suçu oluşturmasına rağmen hatalı nitelendirme ile yazılı şekilde 141/1. maddesi ile uygulama yapılarak eksik cezaya hükmolunması; 23/10/2009 günü Gaziantep İl Merkezinde güneşin 17:47'de battığı, 5237 sayılı TCK'nın 6/1-e maddesi uyarınca, 18:47'den sonraki zaman diliminin gece vaktine isabet ettiği, sanık ve arkadaşının ise hırsızlık eylemlerini 19:00 sularında gerçekleştirdikleri anlaşılmakla, sanık hakkında hükmolunan cezadan sözü edilen yasanın 143/1. maddesi ile artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi; aleyhe temyiz olmadığından bozma nedenleri yapılmamış; mahkemece 5237 sayılı TCK'nın 141/1. maddesi ile uygulama yapıldığı halde, gerekçeli kararda 141/1-b maddesinin gösterilmesi ise mahallinde düzeltilebilir bir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün” çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.06.2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ve suç ortağının hırsızlık yaptığı müştekinin işyerinin bulunduğu turistik çarşının giriş ve çıkış kapılarının özel güvenlik görevlilerince korunup, belli saatlerde kapatıldığının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesindeki suçu oluşturmasına rağmen hatalı nitelendirme ile yazılı şekilde 141/1. maddesi ile uygulama yapılarak eksik cezaya hükmolunması; 23/10/2009 günü Gaziantep İl Merkezinde güneşin 17:47'de battığı, 5237 sayılı TCK'nın 6/1-e maddesi uyarınca, 18:47'den sonraki zaman diliminin gece vaktine isabet ettiği, sanık ve arkadaşının ise hırsızlık eylemlerini 19:00 sularında gerçekleştirdikleri anlaşılmakla, sanık hakkında hükmolunan cezadan sözü edilen yasanın 143/1. maddesi ile artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi; aleyhe temyiz olmadığından bozma nedenleri yapılmamış; mahkemece 5237 sayılı TCK'nın 141/1. maddesi ile uygulama yapıldığı halde, gerekçeli kararda 141/1-b maddesinin gösterilmesi ise mahallinde düzeltilebilir bir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün” çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.06.2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.