Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/21004 K.2013/3776
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanıkların cürüm eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi, resmi evrakta sahtecilik ve iftira suçlarından mahkumiyet kararının temyiz edilmesiydi. Mahkeme, temyiz itirazlarını yerinde görerek, ilgili hükümlerin usul ve yasal gereklilikleri gözetilmediğini tespit ederek kararın bozulmasına ve sanıkların ceza süresi bakımından haklarının saklı tutulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Cürüm eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi, resmi evrakta sahtecilik ve iftira
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek,
gereği düşünüldü: Sanık ...'ın talimatla ifadesinin alındığı en son adrese gerekçeli kararın tebliğine ilişkin belgenin iade edilmesine karşın, talimatla daha önceden ifadesinin alınması sırasında çalışmakta olduğu " Karakaşlar Benzin İstasyonu-Osmancık" adresine çıkarılan tebliğatın bizzat adı geçen sanığa tebliğ edildiği, daha sonra oturduğu adrese tebliğat çıkarıldıktan sonra adreste tanınmadığından bahisle tebliğat iade edilirken, çalışmakta olduğu adresten sorularak adres araştırması yapılmadan Tebliğat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan tebliğat geçersiz olduğundan, dilekçenin verildiği 31.05.2011 tarihinin öğrenme tarihi ve buna bağlı olarak temyizin geçerli olduğu kabul edilip, 02.06.2011 tarih ve 2007-179 E ve 2010-449 K. Sayılı temyizin reddine dair ek karar kaldırılarak yapılan incelemede, I-) Sanıklar hakkında resmi evrakta sahtecilik ve suç eşyasının satın alınması ve kabul edilmesi suçlarından kurulan hükmün incelenmesinde, Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanma gerekliliğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme kısmen uygun olarak ONANMASINA, II-) Sanık ... hakkında iftira suçundan kurulan hükmün incelenmesinde, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın kardeşine ait kimliği kullanması sonucunda kardeşi olan ... hakkında henüz dava açılmadan önce 11.04.2006 tarihli dilekçe ile kardeşinin kimliğini kullandığını bildirmesine ve 06.04.2006 tarihli emniyet yazısına göre ...'in parmak izinin sorgulamasında, ...'in kimlik bilgilerinin ayrı, parmak izlerinin aynı olduğunun bildirilmesine karşın, bu husus değerlendirilmeden ... hakkında dava açılmış olması ve sanığın gerçek kimliğinin bu bilgilerden yola çıkılarak belirlenme ihtimalinin bulunduğu gibi, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilirken 5237 sayılı TCK'nın 269/1. maddesinde yazılı bulunan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetlkmemesi, 2- Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanma gerekliliğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanığın ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 21/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek,
gereği düşünüldü: Sanık ...'ın talimatla ifadesinin alındığı en son adrese gerekçeli kararın tebliğine ilişkin belgenin iade edilmesine karşın, talimatla daha önceden ifadesinin alınması sırasında çalışmakta olduğu " Karakaşlar Benzin İstasyonu-Osmancık" adresine çıkarılan tebliğatın bizzat adı geçen sanığa tebliğ edildiği, daha sonra oturduğu adrese tebliğat çıkarıldıktan sonra adreste tanınmadığından bahisle tebliğat iade edilirken, çalışmakta olduğu adresten sorularak adres araştırması yapılmadan Tebliğat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan tebliğat geçersiz olduğundan, dilekçenin verildiği 31.05.2011 tarihinin öğrenme tarihi ve buna bağlı olarak temyizin geçerli olduğu kabul edilip, 02.06.2011 tarih ve 2007-179 E ve 2010-449 K. Sayılı temyizin reddine dair ek karar kaldırılarak yapılan incelemede, I-) Sanıklar hakkında resmi evrakta sahtecilik ve suç eşyasının satın alınması ve kabul edilmesi suçlarından kurulan hükmün incelenmesinde, Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanma gerekliliğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme kısmen uygun olarak ONANMASINA, II-) Sanık ... hakkında iftira suçundan kurulan hükmün incelenmesinde, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın kardeşine ait kimliği kullanması sonucunda kardeşi olan ... hakkında henüz dava açılmadan önce 11.04.2006 tarihli dilekçe ile kardeşinin kimliğini kullandığını bildirmesine ve 06.04.2006 tarihli emniyet yazısına göre ...'in parmak izinin sorgulamasında, ...'in kimlik bilgilerinin ayrı, parmak izlerinin aynı olduğunun bildirilmesine karşın, bu husus değerlendirilmeden ... hakkında dava açılmış olması ve sanığın gerçek kimliğinin bu bilgilerden yola çıkılarak belirlenme ihtimalinin bulunduğu gibi, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilirken 5237 sayılı TCK'nın 269/1. maddesinde yazılı bulunan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetlkmemesi, 2- Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanma gerekliliğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanığın ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 21/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.