Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/6932 K.2011/9309
Özet: Mahkeme, çocuk hırsızlık davasında, 765 sayılı TCK'nın 491. maddesinin hem ilk hem de son fıkrasının uygulanmaması, savunma hakkının kısıtlanması ve Çocuk Koruma Kanunu'na uygun uzlaşma ilkesinin göz ardı edilmesi nedeniyle sanığın mahkumiyet kararını BOZULMASINA karar verdi.
MAHKEMESİ: Çocuk Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutunakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişle kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirinine göre; sanık tarafından işlendiğini kabulde ve usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Toplanan delillere, yakınan ve tanık beyanlarına göre, hırsızlık eyleminin ikiden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 765 sayılı TCK'nın 491. maddesinin (ilk) fıkrasının yanı sıra (son) fıkrasının da uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Suç ve hüküm tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olan sanığın müdafiinin hazır olmadığı oturumda karar verilmek suretiyle 1412 sayılı CMUK'nun 141(5271 sayılı CMK'nun 151.) maddesine aykırı davranılmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3- Sanık hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 24. maddesi uyarınca uzlaşma hükümleri hatırlatılarak, sonucuna göre hukuki durumun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına 19.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutunakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişle kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirinine göre; sanık tarafından işlendiğini kabulde ve usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Toplanan delillere, yakınan ve tanık beyanlarına göre, hırsızlık eyleminin ikiden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 765 sayılı TCK'nın 491. maddesinin (ilk) fıkrasının yanı sıra (son) fıkrasının da uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Suç ve hüküm tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olan sanığın müdafiinin hazır olmadığı oturumda karar verilmek suretiyle 1412 sayılı CMUK'nun 141(5271 sayılı CMK'nun 151.) maddesine aykırı davranılmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3- Sanık hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 24. maddesi uyarınca uzlaşma hükümleri hatırlatılarak, sonucuna göre hukuki durumun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına 19.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.