Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/22770 K.2012/23926
Özet: Konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme ve hırsızlık suçlarından mahkumiyet kararı, sanığın suçtan reddini, denetimli serbestlik tedbirinin infaz hakimiyeti sorumluluğunu ve ek savunma hakkı eksikliğini dikkate alınmaksızın verilmiş olup, mahkeme bu hataları fark ederek 14.11.2012 tarihinde oybirliğiyle kararı bozmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yolda şüpheli bir şahsın bulunduğunun ihbar edilmesi üzerine olay yerine giden polislerin sanık ile karşılaştıkları, sorduklarında sanığın hırsızlık yaptığını kabul ederek hırsızlık yaptığı yeri göstermek suretiyle dava açılmadan önce çalınanların müştekiye iadesini sağladığı gözetilerek hakkında TCK'nun 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi
2-Sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri süresini belirleme görevinin infaz hakimliğine ait olduğunun gözetilmemesi,
3- Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından açılan bir davanın mevcut olmadığı düşünülmeden sanığa ek savunma hakkı verilmek suretiyle bu suçlardan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 14.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yolda şüpheli bir şahsın bulunduğunun ihbar edilmesi üzerine olay yerine giden polislerin sanık ile karşılaştıkları, sorduklarında sanığın hırsızlık yaptığını kabul ederek hırsızlık yaptığı yeri göstermek suretiyle dava açılmadan önce çalınanların müştekiye iadesini sağladığı gözetilerek hakkında TCK'nun 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi
2-Sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri süresini belirleme görevinin infaz hakimliğine ait olduğunun gözetilmemesi,
3- Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından açılan bir davanın mevcut olmadığı düşünülmeden sanığa ek savunma hakkı verilmek suretiyle bu suçlardan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 14.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.