Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/12180 K.2012/14207
Özet: Çocuk Mahkemesi, tespit edilen kanıtlar ve gerekçeler doğrultusunda suçu kabul edip 765 sayılı TCK'ya göre hüküm kurarken, ancak müştekiye uzlaşma önerisinde bulunmadan ve hesap hatasıyla fazla ceza tayin ederek, 18.06.2012 tarihli oybirliği karar ile hükmü bozmuştur.
MAHKEMESİ: Çocuk Mahkemesi
SUÇ: Yankesicilik suretiyle hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın 765 sayılı TCK'nın 492/7 maddesine uyan eyleminin gerektirdiği temel cezanın alt sınırına göre, 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddelerini değiştiren 5560 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 19.12.2006 tarihinden önce işlenen suçlarda uygulama olanağı bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu 24. maddesi uyarınca uzlaşma girişimde bulunarak bu kapsamda müştekinin tespit edilen adresine uzlaşma şerhli davetiye çıkarılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken müştekiye uzlaşma önerisinde bulunulmadan yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- 765 sayılı TCK'nın 55/3. maddesi uyarınca ceza indirilirken hesap hatası sonucunda ''3 ay 16 gün'' yerine yazılı şekilde sanık hakkında fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 18.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Yankesicilik suretiyle hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın 765 sayılı TCK'nın 492/7 maddesine uyan eyleminin gerektirdiği temel cezanın alt sınırına göre, 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddelerini değiştiren 5560 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 19.12.2006 tarihinden önce işlenen suçlarda uygulama olanağı bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu 24. maddesi uyarınca uzlaşma girişimde bulunarak bu kapsamda müştekinin tespit edilen adresine uzlaşma şerhli davetiye çıkarılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken müştekiye uzlaşma önerisinde bulunulmadan yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- 765 sayılı TCK'nın 55/3. maddesi uyarınca ceza indirilirken hesap hatası sonucunda ''3 ay 16 gün'' yerine yazılı şekilde sanık hakkında fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 18.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.