Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2018/3175 K.2018/10113
Özet: (1) Mahkeme, trafikte güvenliği tehlikeye sokan suçtan dolayı sanığın müdafisinin temyiz başvurusunu değerlendirdi. (2) Mahkeme, sanığın suçunu kabul eden ve pişmanlık göstermeyen itirazlarına dayalı olarak, hukuki gerekçelerin yetersiz bulundukça, mahkumiyet kararını bozup yeni bir hükmün açıklanması için geriye bırakmayı kararlaştırdı.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm: TCK'nın 179/3-2, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5271 sayılı CMK’nın 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin düzenlemenin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği; somut olayda, atılı suçu ikrar eden, sabıkası bulunmayan, dava konusu olay haricinde dosyaya olumsuz bir hali yansımayan, hakkında belirlenen temel ceza miktarı üzerinde "cezanın geleceği üzerindeki olumsuz etkileri" şeklindeki gerekçe ile TCK'nın 62. maddesi uyarınca takdiri indirim uygulanan ve hakkında mahkumiyet kararı verilmesi halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep eden hakkında, “sanığın suç işleme hususundaki eğilimi, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık göstermemesi ve tekrar suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşmadığı” şeklindeki yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince tebliğnamedeki isteme uygun olarak BOZULMASINA, 23/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm: TCK'nın 179/3-2, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5271 sayılı CMK’nın 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin düzenlemenin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği; somut olayda, atılı suçu ikrar eden, sabıkası bulunmayan, dava konusu olay haricinde dosyaya olumsuz bir hali yansımayan, hakkında belirlenen temel ceza miktarı üzerinde "cezanın geleceği üzerindeki olumsuz etkileri" şeklindeki gerekçe ile TCK'nın 62. maddesi uyarınca takdiri indirim uygulanan ve hakkında mahkumiyet kararı verilmesi halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep eden hakkında, “sanığın suç işleme hususundaki eğilimi, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık göstermemesi ve tekrar suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşmadığı” şeklindeki yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince tebliğnamedeki isteme uygun olarak BOZULMASINA, 23/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.