Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/11228 K.2018/209
Özet: 1. Uyuşmazlık, trafikte güvenliği tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetinin temyiz edilmesiydi. 2. Mahkeme, uygulama hatalarını ve adil ceza kriterlerini dikkate alarak hükmün bozulmasına karar verdi, sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak üzere hüküm feshedildi.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm: TCK'nın 179/3-2,62/1,53/1 maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Mahkemece sanık hakkında hüküm fıkrasında, '' Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması nedeniyle '' şeklindeki gerekçe ile CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesine rağmen hükmün gerekçe bölümünün son kısmında "sanığa ait adli sicil kaydı incelendiğinde daha önceden kasıtlı suçlardan mahkum olduğu ve sanık hakkında erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumlarının uygulanmasına kanunen yer olmadığına karar vermek gerekmiş ” denilmek suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulması,
2-Kasıtlı suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kastı, suçun işleniş biçimi ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın yapmış olduğu kaza neticesinde yapılan alkol ölçümünde 220 promil alkollü olarak araç kullandığının tespit edildiği gözetilerek, hak ve nasafete uygun bir ceza yerine alt sınırdan ceza tayini,
3-Sanığın incelenen adli sicil kaydında tekerrüre esas ilamların olduğu gözetilmeksizin sanık hakkında hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, 10.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm: TCK'nın 179/3-2,62/1,53/1 maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Mahkemece sanık hakkında hüküm fıkrasında, '' Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması nedeniyle '' şeklindeki gerekçe ile CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesine rağmen hükmün gerekçe bölümünün son kısmında "sanığa ait adli sicil kaydı incelendiğinde daha önceden kasıtlı suçlardan mahkum olduğu ve sanık hakkında erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumlarının uygulanmasına kanunen yer olmadığına karar vermek gerekmiş ” denilmek suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulması,
2-Kasıtlı suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kastı, suçun işleniş biçimi ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın yapmış olduğu kaza neticesinde yapılan alkol ölçümünde 220 promil alkollü olarak araç kullandığının tespit edildiği gözetilerek, hak ve nasafete uygun bir ceza yerine alt sınırdan ceza tayini,
3-Sanığın incelenen adli sicil kaydında tekerrüre esas ilamların olduğu gözetilmeksizin sanık hakkında hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, 10.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.