Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/8774 K.2013/2330
Özet: Sulh Ceza Mahkemesi, taksirle yaralama suçundan sanığı 5237 sayılı TCK'nın ilgili maddeleri uyarınca mahkumettir, fakat sanığın vekili temyiz itirazıyla, kuvvet kaybı ve eksik soruşturma gerekçeleriyle, 5320 sayılı Kanun uyarınca karar bozuldu.
Mahkemesi: Sulh Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 89/1,2, b, 22/3, 62. maddelerigereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
TCK'nın 61/2. maddesi gereğince temel ceza üzerinden yapılacak arttırımın öncelikle bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması suretiyle yapılması gerekirken uygulama sırasında yanılgıya düşülerek temel ceza üzerinden TCK'nın 89/2-b fıkrası gereğince arttırım yapılmış olması, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık müdafinin sanığın kusuru bulunmadığı, bilinçli taksir uygulanma imkanı olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın adli para cezasına çevrilmesi gerektiğine ilişkin, katılan vekilinin cezanın az olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak,
Katılanın olay sonucu sağ femur diyafiz kırığı olacak şekilde yaralanması, vekilinin yaralanma nedeniyle bacakta güç kaybının oluştuğunu iddia etmesi karşısında bu iddiasının suç vasfını etkileyeceği de dikkate alındığında bu hususun araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 24/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 89/1,2, b, 22/3, 62. maddelerigereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
TCK'nın 61/2. maddesi gereğince temel ceza üzerinden yapılacak arttırımın öncelikle bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması suretiyle yapılması gerekirken uygulama sırasında yanılgıya düşülerek temel ceza üzerinden TCK'nın 89/2-b fıkrası gereğince arttırım yapılmış olması, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık müdafinin sanığın kusuru bulunmadığı, bilinçli taksir uygulanma imkanı olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın adli para cezasına çevrilmesi gerektiğine ilişkin, katılan vekilinin cezanın az olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak,
Katılanın olay sonucu sağ femur diyafiz kırığı olacak şekilde yaralanması, vekilinin yaralanma nedeniyle bacakta güç kaybının oluştuğunu iddia etmesi karşısında bu iddiasının suç vasfını etkileyeceği de dikkate alındığında bu hususun araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 24/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.