Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/4770 K.2012/24521
Özet: Uyuşmazlık, 02.05.2006’da meydana gelen trafik kazasında mağdurun yaralanması ve sonrasında ölümüne sebep olan taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin temyizdir; Mahkeme, temyizdeki eksik inceleme, ceza tayini hataları ve kanuna aykırılık gerekçesiyle 2012/4770 E. kararını iptal ederek yeni bir mahkumiyet kararı vermiştir.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 62, 53/6, 51/1-3 maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Dosya içeriğine göre; 02.05.2006 günü saat 02.45 sularında geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası hayati tehlike geçirmeyecek, sağ kalçasında kırık oluşacak ve basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek şekilde yaralanan 16.02.1982 doğumlu mağdur ...'in, istinabe yoluyla İpsala Asliye Ceza Mahkemesine verdiği 25.12.2006 tarihli beyanında tedavilerinin devam ettiğini ifade etmesi ve 19.09.2007 tarihinde ölmesi karşısında; ...'in ölümü ile yargılamaya konu olay arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususunda araştırma yapılıp, gerekirse Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 1. İhtisas Kurulundan rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2- Mağdur ...'in vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 89/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanunun 89/2-b maddesi gereğince yarı oranında arttırım yapılması gerektiği nazara alınmadan, tayin olunan temel ceza miktarı gösterilmeksizin, “sanığın 5237 sayılı TCK'nın 89/1. maddesi delaletiyle aynı Kanunun 89/2-b maddesi gereğince cezası takdiren yarı nispetinde artırılmak suretiyle 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına” şeklinde hüküm kurulması,
3- Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCKnın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın tam kusurlu olduğunun teknik verilere dayalı olarak mahkemece de kabul edildiği somut olayda, sanığın taksirinin yoğunluğu nazara alınıp, asgari had aşılarak hak ve nasafete uygun bir ceza tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 20.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 62, 53/6, 51/1-3 maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Dosya içeriğine göre; 02.05.2006 günü saat 02.45 sularında geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası hayati tehlike geçirmeyecek, sağ kalçasında kırık oluşacak ve basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek şekilde yaralanan 16.02.1982 doğumlu mağdur ...'in, istinabe yoluyla İpsala Asliye Ceza Mahkemesine verdiği 25.12.2006 tarihli beyanında tedavilerinin devam ettiğini ifade etmesi ve 19.09.2007 tarihinde ölmesi karşısında; ...'in ölümü ile yargılamaya konu olay arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususunda araştırma yapılıp, gerekirse Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 1. İhtisas Kurulundan rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2- Mağdur ...'in vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 89/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanunun 89/2-b maddesi gereğince yarı oranında arttırım yapılması gerektiği nazara alınmadan, tayin olunan temel ceza miktarı gösterilmeksizin, “sanığın 5237 sayılı TCK'nın 89/1. maddesi delaletiyle aynı Kanunun 89/2-b maddesi gereğince cezası takdiren yarı nispetinde artırılmak suretiyle 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına” şeklinde hüküm kurulması,
3- Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCKnın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın tam kusurlu olduğunun teknik verilere dayalı olarak mahkemece de kabul edildiği somut olayda, sanığın taksirinin yoğunluğu nazara alınıp, asgari had aşılarak hak ve nasafete uygun bir ceza tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 20.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.