Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/17225 K.2012/14478
Özet: (1) Davacı, 466 sayılı Kanun kapsamında tutuklanması nedeniyle tazminat talebinde bulundu; (2) Mahkeme, davayı reddederek tazminat talebini kabul etmedi.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: 466 sayılı Kanuna göre tazminat istemi.
Hüküm: Davanın Reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Davaya konu haksız işlemin yapıldığı tarih itibariyle tazminat talebinin, 466 sayılı Kanun kapsamında bulunduğu gözetilip, dosyada kesinleşmiş beraat kararının bizzat davacıya tebliğ edildiğine dair belgeye de rastlanmadığı ve tutuklandığı tarihte Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Batman Bölge Müdürlüğünde kadrolu işçi olarak çalıştığı bildirilen davacının, tahliyesine müteakip aynı işe başlayıp başlamadığı, işe başlamış ise kesinleşmiş beraat kararını iş yeri özlük dosyasına ibraz edip etmediği ve böylece kesinleşmiş beraat kararını öğrenip öğrenmediği tespit edilmeden eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi,
2- 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı CMK'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 18. maddesi ile 07.05.1964 gün ve 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkındaki Kanun yürürlükten kaldırılmış ve 5271 sayılı CMK'nın Yedinci Bölümünde, Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat ana başlığı altında, 141 ilâ 144. maddelerinde, tazminat isteme koşulları ve sonuçları yeniden kapsamlı bir şekilde düzenlenmiş ise de; 5320 sayılı Kanunun 6/2. maddesindeki Ceza Muhakemesi Kanununun 141 ilâ 144. madde hükümlerinin 1 Haziran 2005 tarihinden itibaren yapılan işlemler hakkında uygulanacağı bu tarihten önceki işlemler hakkında ise, 07.05.1964 tarihli ve 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağının belirtilmiş olması karşısında yapılan işlemden kasıt davacının tutuklandığı tarih olup bu tarih itibariyle de tazminat istemi hakkında 466 sayılı Kanun hükümleri esas alınarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden tutuklama işleminin yapıldığı tarihte yürürlükte olmayan yasa maddeleri uygulanarak davanın reddine karar verilmesi
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dava: 466 sayılı Kanuna göre tazminat istemi.
Hüküm: Davanın Reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Davaya konu haksız işlemin yapıldığı tarih itibariyle tazminat talebinin, 466 sayılı Kanun kapsamında bulunduğu gözetilip, dosyada kesinleşmiş beraat kararının bizzat davacıya tebliğ edildiğine dair belgeye de rastlanmadığı ve tutuklandığı tarihte Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Batman Bölge Müdürlüğünde kadrolu işçi olarak çalıştığı bildirilen davacının, tahliyesine müteakip aynı işe başlayıp başlamadığı, işe başlamış ise kesinleşmiş beraat kararını iş yeri özlük dosyasına ibraz edip etmediği ve böylece kesinleşmiş beraat kararını öğrenip öğrenmediği tespit edilmeden eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi,
2- 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı CMK'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 18. maddesi ile 07.05.1964 gün ve 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkındaki Kanun yürürlükten kaldırılmış ve 5271 sayılı CMK'nın Yedinci Bölümünde, Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat ana başlığı altında, 141 ilâ 144. maddelerinde, tazminat isteme koşulları ve sonuçları yeniden kapsamlı bir şekilde düzenlenmiş ise de; 5320 sayılı Kanunun 6/2. maddesindeki Ceza Muhakemesi Kanununun 141 ilâ 144. madde hükümlerinin 1 Haziran 2005 tarihinden itibaren yapılan işlemler hakkında uygulanacağı bu tarihten önceki işlemler hakkında ise, 07.05.1964 tarihli ve 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağının belirtilmiş olması karşısında yapılan işlemden kasıt davacının tutuklandığı tarih olup bu tarih itibariyle de tazminat istemi hakkında 466 sayılı Kanun hükümleri esas alınarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden tutuklama işleminin yapıldığı tarihte yürürlükte olmayan yasa maddeleri uygulanarak davanın reddine karar verilmesi
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.