Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/12895 K.2013/5410
Özet: Taksirle yaralama nedeniyle mahkum edilen sanık, mahkeme kararı çerçevesinde 5237 sayılı TCK’nın 89/4, 62, 50. maddeleri gereğince mahkum edilmekte, ancak 5320 sayılı Kanun ile 1412 sayılı CMUK’ın 321. maddesi uyarınca başvurusu bozulmuş olarak 06/03/2013 tarihinde oybirliğiyle kararla bozulmuşdur.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 62, 50. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin kusur kabulü ile ceza uygulamasına yönelik, katılanlar vekilinin ise sanığın ehliyetine de el konması ve her bir katılan için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay günü gündüz vakti sevk ve idaresindeki arabasıyla girmek istediği caddeye kısa yoldan girebilmek için, bu caddeye çıkan tek yönlü bir sokağa ters yönden giren ve bu sokağın çıktığı caddenin kavşak alanında katılanların içinde bulunduğu arabaya tam kusurlu olarak çarparak katılanların yaralanmasına neden olan sanığın, bilinçli taksir halinde olduğunun, bu nedenle hakkında TCK'nın 22/3. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 06/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 62, 50. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin kusur kabulü ile ceza uygulamasına yönelik, katılanlar vekilinin ise sanığın ehliyetine de el konması ve her bir katılan için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay günü gündüz vakti sevk ve idaresindeki arabasıyla girmek istediği caddeye kısa yoldan girebilmek için, bu caddeye çıkan tek yönlü bir sokağa ters yönden giren ve bu sokağın çıktığı caddenin kavşak alanında katılanların içinde bulunduğu arabaya tam kusurlu olarak çarparak katılanların yaralanmasına neden olan sanığın, bilinçli taksir halinde olduğunun, bu nedenle hakkında TCK'nın 22/3. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 06/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.