Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/8430 K.2018/3556
Özet: Bu tasarruflu yaralama suçu nedeniyle sanık, ehliyetsiz sürüş şartları altında hızlı bir şekilde direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı yöne çarptığı trafik kazasında iki kişiyi yaralamış ve birinin hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasına sebep olmuştur. Mahkeme, sanığın kasıtlı taksir nedeniyle TCK 22/3 maddesiyle artırım yapılmasına karar verip, temel cezanın belirlenmesinden feragat ederek kararını 27 Mart 2018’de oybirliğiyle bozmuştur.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: TCK'nın 89/4, 22/3. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm katılanlar vekili ve sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin suçun olası kastla işlendiğine, sanığın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1-Sanığın geceleyin şehir içinde aydınlatması bulunan bölünmüş yolda ehliyetsiz olarak seyri sırasında direksiyon hakimiyetini kaybederek sağa sola manevra yapıp direksiyonu toparlayamayarak karşı yöne geçmesiyle karşı yönden gelen katılan ... idaresindeki araçla çarpışarak katılanlardan ikisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek, birisinin hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda hızına ilişkin tespit edilmiş bir veri bulunmaması, sırf ehliyetsiz olarak araç kullanmasının bilinçli taksirin koşullarını oluşturmayacağı gözetilmeden suçun bilinçli taksirle işlendiğinden bahisle temel cezadan TCK'nın 22/3. maddesine göre artırım yapılması,
2-Sanığın tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği kazada katılanların yaralanmalarının dereceleri, kusurunun ağırlığı, hak ve nesafet kuralları gereği alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak temel cezanın belirlenmemesi,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi ve halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 27/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: TCK'nın 89/4, 22/3. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm katılanlar vekili ve sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin suçun olası kastla işlendiğine, sanığın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1-Sanığın geceleyin şehir içinde aydınlatması bulunan bölünmüş yolda ehliyetsiz olarak seyri sırasında direksiyon hakimiyetini kaybederek sağa sola manevra yapıp direksiyonu toparlayamayarak karşı yöne geçmesiyle karşı yönden gelen katılan ... idaresindeki araçla çarpışarak katılanlardan ikisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek, birisinin hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda hızına ilişkin tespit edilmiş bir veri bulunmaması, sırf ehliyetsiz olarak araç kullanmasının bilinçli taksirin koşullarını oluşturmayacağı gözetilmeden suçun bilinçli taksirle işlendiğinden bahisle temel cezadan TCK'nın 22/3. maddesine göre artırım yapılması,
2-Sanığın tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği kazada katılanların yaralanmalarının dereceleri, kusurunun ağırlığı, hak ve nesafet kuralları gereği alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak temel cezanın belirlenmemesi,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi ve halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 27/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.