Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2012/10984 K.2012/17173
Özet: Ağır Ceza Mahkemesi, 5320 sayılı Kanun ve 466 sayılı Kanun hükümlerine göre, davacının gözaltına alınmasının hukuka aykırı olduğunu kabul ederek 22.10.1998–23.10.1998 tarihleri arasında elde edilen takipsizlik kararına rağmen tazminat talebini reddetmiş; bu reddi Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 23.03.2010 kararına dayanarak, 06.07.2012 tarihinde oy birliğiyle bozmayı onaylamıştır.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm: Davanın Reddine
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Kesinleşmiş takipsizlik kararının davacıya tebliğ edildiğinin dosya içeriğinden anlaşılmaması ve dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23.03.2010 gün ve 2009/256 esas, 2010/57 sayılı kararı da göz önüne alınarak, davanın süresinde açıldığının kabul edilmesi nedeniyle tebliğnamedeki farklı gerekçeyle onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Davacının gözaltında kaldığı tarih itibariyle 5320 sayılı Kanun’un 6. maddesi gereğince 466 sayılı Kanun hükümlerinin yürürlükte olduğu, davacının 22.10.1998 tarihinde gözaltına alındığı ve 23.10.1998 tarihinde serbest bırakıldığı ve yapılan soruşturma sonunda davacının yakalanıp gözaltına alındığı suç nedeniyle hakkında takipsizlik kararı verilmesi nedeniyle bu yakalamanın hukuka aykırı olduğu ve bunun sonucu olarak hak ve nesafet kurallarına göre belirlenecek bir miktar maddi ve manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi gerekirken “gözaltına alınanların sayısı, suçun vasıf ve mahiyeti, gözaltı süresinin hayatın olağan akışına uygun olduğu ” gerekçeleriyle tazminat talebinin reddine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 06.07.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dava: 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm: Davanın Reddine
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Kesinleşmiş takipsizlik kararının davacıya tebliğ edildiğinin dosya içeriğinden anlaşılmaması ve dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23.03.2010 gün ve 2009/256 esas, 2010/57 sayılı kararı da göz önüne alınarak, davanın süresinde açıldığının kabul edilmesi nedeniyle tebliğnamedeki farklı gerekçeyle onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Davacının gözaltında kaldığı tarih itibariyle 5320 sayılı Kanun’un 6. maddesi gereğince 466 sayılı Kanun hükümlerinin yürürlükte olduğu, davacının 22.10.1998 tarihinde gözaltına alındığı ve 23.10.1998 tarihinde serbest bırakıldığı ve yapılan soruşturma sonunda davacının yakalanıp gözaltına alındığı suç nedeniyle hakkında takipsizlik kararı verilmesi nedeniyle bu yakalamanın hukuka aykırı olduğu ve bunun sonucu olarak hak ve nesafet kurallarına göre belirlenecek bir miktar maddi ve manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi gerekirken “gözaltına alınanların sayısı, suçun vasıf ve mahiyeti, gözaltı süresinin hayatın olağan akışına uygun olduğu ” gerekçeleriyle tazminat talebinin reddine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 06.07.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.