Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/4491 K.2018/313
Özet: Uyuşmazlık, elektrik kesme‑bağlama işçileri tarafından sahte mühürleme tutanağı düzenlenip değişiklik yapılmasıyla ilgili Özel belgede sahtecilik suçundan kaynaklanmaktadır; mahkeme, bu tutanağın yarattığı hukuki sonuçları ve sanıkların yanılgı içinde suç vasfını değerlendirmeyi unutarak, yasaya aykırı şekilde ağır bir mahkumiyet kararı verdiğini tespit etti ve kararını bozmayarak aynı hükümlere devam etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: ÖZel belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
1-) Elektrik kesme-bağlama işçisi olarak çalışan sanıkların katılanın işyerinde fiilen mühürleme yapılmadığı halde mühürleme yapılmış gibi 20.10.2010 tarihli mühürleme tutanağı düzenlediklerinin ve daha sonrada bu tutanağın üst nüshasında mühürleme yapılmadığına yönelik değişiklik yaptıklarının iddia ve kabul olunduğu somut olayda; sanıkların göreve çıkmadan bir gün önce elektriğini keseceklerinden emin oldukları evrakları hazırlayıp parafladıklarını, katılanın kendilerine sözlü olarak mukavemet göstermesi üzerine fiilen mühürleme yapamadıklarını ve bu durumu üst nüshaya mühürleme yapılmadığı şeklinde yazdıklarını savunmaları, katılanın elektriğinin borcundan dolayı o gün kesildiğinin dosya kapsamından anlaşılması, katılanın aynı gün fiilen mühürleme yapılmadığına yönelik olarak Erzurum 2. Noterliğine müracat ederek bir tespit tutanağı düzenlettirmiş olması ve sanıklar tarafından düzenlenen ve işleme konulan üst nüshada da mühürleme yapılmadığının belirtilmiş bulunması karşısında; suça konu mühürleme tutanağının hukuki sonuç doğurmaya elverişli olmadığı ve belgelerin iğfal kabiliyetinin bulunmadığı gözetilmeden sanıklar hakkında yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulmuş olması,
2-) Kabule göre de;
a-) Sanıkların TEDAŞ idaresinde doğrudan görev yapmadıkları, sözleşmeyle özel şirkette işçi statüsünde çalışan kimseler oldukları ve bu haliyle kamu görevlisi sayılmadıkları anlaşılmakla sanıkların eylemlerinin TCK’nın 204/1. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek isabetsiz gerekçeyle sanıklar hakkında TCK’nın 204/2. maddesinden hüküm kurularak fazla ceza tayin edilmiş olması, yasaya aykırı
b-) 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 15.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: ÖZel belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
1-) Elektrik kesme-bağlama işçisi olarak çalışan sanıkların katılanın işyerinde fiilen mühürleme yapılmadığı halde mühürleme yapılmış gibi 20.10.2010 tarihli mühürleme tutanağı düzenlediklerinin ve daha sonrada bu tutanağın üst nüshasında mühürleme yapılmadığına yönelik değişiklik yaptıklarının iddia ve kabul olunduğu somut olayda; sanıkların göreve çıkmadan bir gün önce elektriğini keseceklerinden emin oldukları evrakları hazırlayıp parafladıklarını, katılanın kendilerine sözlü olarak mukavemet göstermesi üzerine fiilen mühürleme yapamadıklarını ve bu durumu üst nüshaya mühürleme yapılmadığı şeklinde yazdıklarını savunmaları, katılanın elektriğinin borcundan dolayı o gün kesildiğinin dosya kapsamından anlaşılması, katılanın aynı gün fiilen mühürleme yapılmadığına yönelik olarak Erzurum 2. Noterliğine müracat ederek bir tespit tutanağı düzenlettirmiş olması ve sanıklar tarafından düzenlenen ve işleme konulan üst nüshada da mühürleme yapılmadığının belirtilmiş bulunması karşısında; suça konu mühürleme tutanağının hukuki sonuç doğurmaya elverişli olmadığı ve belgelerin iğfal kabiliyetinin bulunmadığı gözetilmeden sanıklar hakkında yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulmuş olması,
2-) Kabule göre de;
a-) Sanıkların TEDAŞ idaresinde doğrudan görev yapmadıkları, sözleşmeyle özel şirkette işçi statüsünde çalışan kimseler oldukları ve bu haliyle kamu görevlisi sayılmadıkları anlaşılmakla sanıkların eylemlerinin TCK’nın 204/1. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek isabetsiz gerekçeyle sanıklar hakkında TCK’nın 204/2. maddesinden hüküm kurularak fazla ceza tayin edilmiş olması, yasaya aykırı
b-) 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 15.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.