Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/2633 K.2018/5513
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 11.09.2013’te yapılan kontrolde mührün bozulduğunu, ancak 19.06.2013 tarihli mühürleme tutanağının eksik olduğunu ve bu eksiklik nedeniyle sanığın hukuki durumunun belirlenemediğini tespit ederek, 5320 sayılı Kanun 8/1. maddesi ve 1412 sayılı CMUK 321. maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA oybirliğiyle karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet Milas Cumhuriyet Başsavcılığının 23.09.2013 tarihli iddianamesi ile sanığa ait işyerinin 19.06.2013 tarihinde mühürlenmesine rağmen, 11.09.2013 tarihinde yapılan kontrolde mührün bozularak faaliyete devam edildiği, böylece sanığın mühür bozma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; mühür bozma suçunun oluşabilmesi için öncelikle usulüne uygun biçimde gerçekleştirilmiş mühürleme işleminin bulunması gerektiği, ancak dosya içerisinde 19.06.2013 tarihli mühürleme tutanağının bulunmadığı anlaşılmakla, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi bakımından; iddianamede belirtilen 19.06.2013 tarihli mühürleme tutanağının aslı ya da onaylı örneğinin getirtilip incelenerek, usulüne uygun bir şekilde mühürleme işlemi yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 18.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Milas Cumhuriyet Başsavcılığının 23.09.2013 tarihli iddianamesi ile sanığa ait işyerinin 19.06.2013 tarihinde mühürlenmesine rağmen, 11.09.2013 tarihinde yapılan kontrolde mührün bozularak faaliyete devam edildiği, böylece sanığın mühür bozma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; mühür bozma suçunun oluşabilmesi için öncelikle usulüne uygun biçimde gerçekleştirilmiş mühürleme işleminin bulunması gerektiği, ancak dosya içerisinde 19.06.2013 tarihli mühürleme tutanağının bulunmadığı anlaşılmakla, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi bakımından; iddianamede belirtilen 19.06.2013 tarihli mühürleme tutanağının aslı ya da onaylı örneğinin getirtilip incelenerek, usulüne uygun bir şekilde mühürleme işlemi yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 18.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.