‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/13464 K.2018/5290

Esas No: 2017/13464 · Karar No: 2018/5290 · Karar Tarihi: 04.06.2018
Özet: Uyuşmazlık, sanığın resmi belgede sahtecilik suçlaması altında 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılması ve mahkemenin bu kararı uygulamasına ilişkin işleme yöneliktir. Mahkeme, sanığın suçunun sübuta dayalı olarak kabul edilmesini ve cezayı azaltıcı bluekananların dikkate alınmasını takdir ederek, 04.06.2018 tarihinde oyçokluğuyla kararını onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik

HÜKÜM: Mahkumiyet

5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 04.06.2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİDİR

Dairemizin 04/06/2018 tarih, 2017/13464 Es, 2018/5290 Kr sayılı çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebepten muhalifim.

Sanığın TCK.nun 204/1, 62. maddeleriyle 1 yıl 8 ay Hapis Cezası ile cezalandırılmasına dair Hükmün Açıklanması suretiyle kurulan Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/04/2014 tarih 2014/95 Es 2014/109 Kr sayılı kararı usul ve yasaya aykırıdır.

Sanık hakkında aynı mahkemece 13.11.2008 tarih 2007/285 Es- 2008/354 Kr sayıyla verilen hükmün CMK’nun 231/6 ve devam maddeleri uyarınca açıklanmasına geri bırakıldığı anlaşılmaktadır.

Deneme devresi içinde sanık hakkında Fethiye 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 21.05.2013 tarih 2012/971 Es 2013/869 Kr sayı ile 5237 sayılı TCK’nın 86/2, 62/1, 52/2. maddeleri uyarınca doğrudan 2.000 TL APC ile cezalandırılmasına ilişkin kesin olarak verilen hükümlere istinaden ilgili mahkemesine ihbarda bulunulduğu görülmüştür.

Ceza Muhakemesi Hukukunda kesin olduğu belirtilen hükümler ancak kendi kesinlik sınırları içinde (daha doğru bir ifadeyle sadece ve sadece kesin sonuç adli para cezası ile sınırlı olarak) infazı kabildir. Kesin hükme kendisinden daha ağır (somut olayda hürriyeti bağlayıcı ceza) bir başka hükmün infazına yol açacak şekilde bir sonuç yüklenemez.

Çünkü kesin olarak verilen kararların olağan yargı yolu içinde temyiz incelenmesine konu edilmesi mümkün değildir. Ancak şartların varlığı halinde kanun yararına bozma suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi mümkündür. Dolayısıyla etkin bir yargısal denetime tabi olmayan kesin hükümlerin hükmün açıklanmasına dayanak alınması mümkün değildir. Bu durum iç hukukumuzun bir parçası olan İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesinin 6/2. maddesine güvence altına alınan Masumiyet Karinesinin ihlali niteliğindedir.

Bu sebeplerle anılan mahkeme kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne muhalifim. 04.06.2018

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?