Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2015/6815 K.2017/4344
Özet: (1) Mahkeme, istihdam branşında resmi belgede sahteciliği işleyen ve bu suça iştirak eden hukuki temsilcilerle ilgili temyiz taleplerini inceleyerek suç tarihini 17/11/1998–12/06/2001 aralığına düzeltmeyi gerektirdi; (2) Mahkeme, 5320 sayılı Yasa ve ilgili TCK hükümleri çerçevesinde, tam ceza süresinin ödenmediği gerekçesiyle rejimden dolayı suçun bozulmasına karar vererek, kılavuz hale gelen cezayı iptal etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ: Memurun resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: Mahkumiyet Karar başlığında “1999-2003 yılları arası” olarak yazılan suç tarihinin, hakediş tarihleri olan “17/11/1998, 28.09.1999, 17.11.1999, 11/12/1999 14/06/2000, 01/08/2000, 23/10/2000, 12/06/2001, 18/07/2001, 20/09/2001, 03/12/2001, 18/06/2002, 09/08/2002 ” olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. A-Sanık ... ile sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında, sanıklara yüklenen "memurun resmi belgede sahteciliği ve bu suça iştirak" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nın 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçların işlendiği/son işlendiği tarihlerden (sanıklar ... ve ... yönünden 17.11.1999, sanık ... yönünden 23/10/2000,... yönünden 12/06/2001), temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, sanık ... ile sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, TCK’nın 102/3,104 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, B-Sanıklar ..., ..., ... ile sanıklar ...,... müdafilerinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; 1-Sanık ... 'in UYAP aracılığı ile MERNİS üzerinden temin edilen nüfus kaydında, hükümden sonra 12.06.2014 tarihinde öldüğü belirtildiğinden, bu durumun kesin olarak tespiti halinde 5237 sayılı TCK'nun 64. maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunması, 2-Sanıklar ..., ..., ...,... yönünden ise; Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü tarafından müteahhit Orient A.Ş. isimli firmaya," 500 kişilik Bayburt Öğrenci Yurdu inşaatı" 08.01.1997 tarihinde ihale olunmuş, süreç içinde müteahhit firma tarafından yapılan imalatlar karşılığında hak edişlerin, firma yetkilisi olan sanıklar ...,... ve Bayındırlık Müdürlüğünde görevli diğer sanıklar tarafından iştiraken tanzim ve imza edildiği, hakediş belgeleri karşılığı bedellerinin müteahhit firmaya ödendiği ancak düzenlenen hak ediş raporlarının gerçeği yansıtmadığı, yapılmamış imalatların yapılmış gibi gösterildiği, daha küçük kapasiteli makina ve teçhizatın büyük kapasiteli imiş gibi ödemesinin yapıldığı, devam eden işlerin tamamlanmış gibi gösterildiği, olmayan imalatlara ödeme yapılmasına neden olunduğundan bahisle sanıkların iştiraken memurun resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddia olunan kamu davasında; sanıkların aşamalarda suç kastlarının olmadığını, hakedişleri imzaladıkları tarihlerde hakedişlere konu imalat ve ihzaratların tam olduğu ancak müteahhit firmanın yükümlülüğünü yerine getirememesi sonrasında korunaksız kalan inşaattan bir kısım malların çalındığını, bir kısım malların müteahhit firma tarafından kamyonlara yüklenerek götürüldüğü, yine bir kısım malların da hacze konu edildiğini savunmaları, mahallinde tarafsız bilirkişilerce keşif icra edilmeksizin dosyada taraf sıfatı bulunan Bayındırlık Bakanlığı Müfettişi tarafından düzenlenen rapordaki tespitleri esas alarak düzenlenen bilirkişi raporunu kabul etmediklerini beyan etmeleri karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmaksızın tespiti yönünde, sanık savunmalarının araştırılması, işlemsiz kaldığı nedenle dosyanın düştüğü yönünde icra müdürlüğü cevabı bulunan ihtiyati haciz dosyasında yed-i emine bırakılan malların neler olduğu ve akıbetlerinin belirlenmesi ve yine yurt inşaatında suç tarihleri itibarıyla hırsızlık olaylarının bulunup bulunmadığı hususunun net olarak tespiti, mümkün ise mahallinde keşif icra edilerek tarafsız bilirkişiler tarafından bilirkişi raporu tanzimi sağlanması, sanıklardan ...'in suç tarihi itibarıyla görev ve sorumluluğunun kurumdan sorulması, sanıkların eyleminin sabit olması halinde görevi kötüye kullanma suçunun da tartışılması suretiyle sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile mahkumiyet hükümleri kurulması, 3- Kabule göre de; sanıklar ... ve ... hakkında sonuç cezanın 3'er yıl 1'er ay 15'er gün hapis yerine 2'şer yıl 13'er ay 15'er gün hapis olarak eksik tayin edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ..., ..., sanıklar ..., ..., ..., ..., ... müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasanın 326/son maddesi gereği kazanılmış hakların saklı tutulmasına, 08.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Karar başlığında “1999-2003 yılları arası” olarak yazılan suç tarihinin, hakediş tarihleri olan “17/11/1998, 28.09.1999, 17.11.1999, 11/12/1999 14/06/2000, 01/08/2000, 23/10/2000, 12/06/2001, 18/07/2001, 20/09/2001, 03/12/2001, 18/06/2002, 09/08/2002 ” olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. A-Sanık ... ile sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında, sanıklara yüklenen "memurun resmi belgede sahteciliği ve bu suça iştirak" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nın 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçların işlendiği/son işlendiği tarihlerden (sanıklar ... ve ... yönünden 17.11.1999, sanık ... yönünden 23/10/2000,... yönünden 12/06/2001), temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, sanık ... ile sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, TCK’nın 102/3,104 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, B-Sanıklar ..., ..., ... ile sanıklar ...,... müdafilerinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; 1-Sanık ... 'in UYAP aracılığı ile MERNİS üzerinden temin edilen nüfus kaydında, hükümden sonra 12.06.2014 tarihinde öldüğü belirtildiğinden, bu durumun kesin olarak tespiti halinde 5237 sayılı TCK'nun 64. maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunması, 2-Sanıklar ..., ..., ...,... yönünden ise; Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü tarafından müteahhit Orient A.Ş. isimli firmaya," 500 kişilik Bayburt Öğrenci Yurdu inşaatı" 08.01.1997 tarihinde ihale olunmuş, süreç içinde müteahhit firma tarafından yapılan imalatlar karşılığında hak edişlerin, firma yetkilisi olan sanıklar ...,... ve Bayındırlık Müdürlüğünde görevli diğer sanıklar tarafından iştiraken tanzim ve imza edildiği, hakediş belgeleri karşılığı bedellerinin müteahhit firmaya ödendiği ancak düzenlenen hak ediş raporlarının gerçeği yansıtmadığı, yapılmamış imalatların yapılmış gibi gösterildiği, daha küçük kapasiteli makina ve teçhizatın büyük kapasiteli imiş gibi ödemesinin yapıldığı, devam eden işlerin tamamlanmış gibi gösterildiği, olmayan imalatlara ödeme yapılmasına neden olunduğundan bahisle sanıkların iştiraken memurun resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddia olunan kamu davasında; sanıkların aşamalarda suç kastlarının olmadığını, hakedişleri imzaladıkları tarihlerde hakedişlere konu imalat ve ihzaratların tam olduğu ancak müteahhit firmanın yükümlülüğünü yerine getirememesi sonrasında korunaksız kalan inşaattan bir kısım malların çalındığını, bir kısım malların müteahhit firma tarafından kamyonlara yüklenerek götürüldüğü, yine bir kısım malların da hacze konu edildiğini savunmaları, mahallinde tarafsız bilirkişilerce keşif icra edilmeksizin dosyada taraf sıfatı bulunan Bayındırlık Bakanlığı Müfettişi tarafından düzenlenen rapordaki tespitleri esas alarak düzenlenen bilirkişi raporunu kabul etmediklerini beyan etmeleri karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmaksızın tespiti yönünde, sanık savunmalarının araştırılması, işlemsiz kaldığı nedenle dosyanın düştüğü yönünde icra müdürlüğü cevabı bulunan ihtiyati haciz dosyasında yed-i emine bırakılan malların neler olduğu ve akıbetlerinin belirlenmesi ve yine yurt inşaatında suç tarihleri itibarıyla hırsızlık olaylarının bulunup bulunmadığı hususunun net olarak tespiti, mümkün ise mahallinde keşif icra edilerek tarafsız bilirkişiler tarafından bilirkişi raporu tanzimi sağlanması, sanıklardan ...'in suç tarihi itibarıyla görev ve sorumluluğunun kurumdan sorulması, sanıkların eyleminin sabit olması halinde görevi kötüye kullanma suçunun da tartışılması suretiyle sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile mahkumiyet hükümleri kurulması, 3- Kabule göre de; sanıklar ... ve ... hakkında sonuç cezanın 3'er yıl 1'er ay 15'er gün hapis yerine 2'şer yıl 13'er ay 15'er gün hapis olarak eksik tayin edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ..., ..., sanıklar ..., ..., ..., ..., ... müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasanın 326/son maddesi gereği kazanılmış hakların saklı tutulmasına, 08.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.