Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2014/9179 K.2016/338
Özet: (1) Resmi belgede sahtecilik suçundan beraat edilen bir sanık ve diğer sanıkların mahkumiyetine ilişkin temyiz itirazları incelendi; (2) beraat kararı onaylanırken, mahkeme diğer sanıkların mahkumiyet kararlarını, kanunların uygulanması ve ceza ölçütlerinin karşılaştırılması hususunda usulsüzlük bulunduğu gerekçesiyle bozarak 19 Ocak 2016 tarihli oybirliği kararıyla hükmü iptal etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Sanık ... İpek hakkında beraat sanıklar ..., ..., ... hakkında mahkumiyet
I) Sanık ... hakkında verilen beraat kararına yönelik katılan kurum vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II) Sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
a) Sanık ...'nın UYAP kanalıyla Mernis üzerinden temin edilen nüfus kayıt örneğine göre, hükümden sonra 29.12.2012 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, kamu davasının 5237 sayılı TCK'nun 64. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunması,
b) Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre sanıklar ... ve ... müdafiilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın belirlenmesi gerektiği, temel cezanın ve artırım oranlarının alt sınırdan tayini durumunda 765 sayılı TCK'nun 342/1, 80. maddelerine göre tayin olunacak sonuç cezanın 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 43. maddeleri uyarınca hükmolunan cezaya göre daha lehe olacağı gözetilmeden ve bu konuda uygulamalı karşılaştırma yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı,
2) Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.01.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Sanık ... İpek hakkında beraat sanıklar ..., ..., ... hakkında mahkumiyet
I) Sanık ... hakkında verilen beraat kararına yönelik katılan kurum vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II) Sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
a) Sanık ...'nın UYAP kanalıyla Mernis üzerinden temin edilen nüfus kayıt örneğine göre, hükümden sonra 29.12.2012 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, kamu davasının 5237 sayılı TCK'nun 64. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunması,
b) Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre sanıklar ... ve ... müdafiilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın belirlenmesi gerektiği, temel cezanın ve artırım oranlarının alt sınırdan tayini durumunda 765 sayılı TCK'nun 342/1, 80. maddelerine göre tayin olunacak sonuç cezanın 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 43. maddeleri uyarınca hükmolunan cezaya göre daha lehe olacağı gözetilmeden ve bu konuda uygulamalı karşılaştırma yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı,
2) Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.01.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.