Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2008/11649 K.2012/9277
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanıkların resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından beraat ettirilmesiyle ilgili temyiz taleplerinin incelenmesini içeriyor; (2) Mahkeme, delillerin yeterli olmadığını belirterek, sanıkları beraat ettirerek, ilgili cezaları iptal etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi Belgede Sahtecilik-Dolandırıcılık
HÜKÜM:
1- Sanıklar .., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...: Beraat
2- Sanıklar ..., ...:
a.765 sayılı Kanunun 342/1, 80. maddeleri uyarınca 3 yıl 6 ay hapis.
b. TCK.nun 158/1-d-e, 43/1, 168/1, 52, 53/1 m. uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1320 YTL apc.
Yasal koşulları bulunmadığından sanık ... müdafiinin vaki duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi gereğince reddine karar verilerek, yapılan incelemede;
1- Katılan vekilinin, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın resmi belgede sahtecilik suçlarından beraatlerine, sanıklar ... ve ... müdafilerinin, resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyizlerinin incelenmesinde;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan CMK'nun 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre sanıklar ... ve ...'in resmi belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davalarında; delilleri değerlendirip suçların sübuta ermediği yönünde vicdani kanıya ulaşan mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki adı geçen sanıklara yüklenen suçların sübuta erdiği yönündeki bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiş, ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 01.04.2008 gün ve 2008/1-53 esas ve 2008/70 sayılı kararında da açıklandığı üzere sanıklar ... ve ...’in memur olmayan kimsenin resmi belgede sahtecil İği suçundan mahkumiyetlerine ilişkin kurulan hükümde lehe olduğu kabul edilen 765 sayılı TCK’nun 31. maddesi uygulanmamış ise de; mahkumiyet hükmünün doğal sonucu olan ve fer’i ceza niteliğinde bulunan kamu hizmetlerinden yasaklanma cezasının, infaz aşamasında uygulanması mümkün görülmüştür.
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın resmi belgede sahtecilik suçlarında elde edilen delillerin mahkumiyete yeter bulunmadığı, hükmolunan ceza süresi itibariyle haklarında CMK'nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanıklar ... ve ... hakkında toplanıp karar yerinde gösterilen delillere göre sanıklara yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı sebebin nitelik ve derecesi ile azaltıcı sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkân verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasa belirlenmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan vekilinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın resmi belgede sahtecilik suçlarının sübuta erdiğine, sanık ... müdafiinin, sanığın benzer eylemi nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma akıbetinin araştırılarak, dava açılmış ise bu dosya ile birleştirmesi ve sonucuna göre kül halinde sanık hakkında müteselsil suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine, cezanın teşdinen tayininin ve takdiri indirim nedeninin uygulanmasının yasaya aykırı olduğuna, sanık ... müdafiinin, sübutun bulunmadığına, soruşturmanın genişletilmesi yolundaki taleplerin reddedilmesinin yasaya aykırı olduğuna, savunma haklarının kısıtlandığına, suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığına, cezanın alt sınırdan tayin edilmesi ve tüm indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin kısmen istem gibi ONANMASINA,
2- Katılan vekilinin, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraatlerine ilişkin hükme yönelen temyizinin incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; sanıklara yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde öngörülen beş yıllık asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sorgularının yapıldığı, ..., ..., ..., ..., ... için 22.12.2006, ..., ..., ..., ..., ... için 08.11.2006, ..., ... için 06.02.2007 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
3- Katılan vekilinin sanık ...'in resmi belgede sahtecilik suçundan beraatine, sanıklar ... ve ... müdafilerinin nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelen temyizlerinin incelenmesine gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekili ile sanıklar ... ve ... müdafilerinin sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
a) Dosyada mevcut Emekli Sandığı Teftiş Kurulunun 29.06.2005 gün ve 42730 sayılı soruşturma raporu, sanık ...'in aksi ispatlanamayan savunmaları ile uyumlu tanık anlatımları, sanığın tevilli ikrarı, bilirkişi raporları ve sair deliller karşısında; suç tarihlerinde fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıklardan ...'in arkadaşı olan sanık ...'in, gerek kendisine ait gerekse üçüncü kişilerin sağlık karnelerine 35 adet sahte reçete yazıp, bunların bedellerinin tahsili için ...'e ait olan Ankara Sağlık Eczanesine getirip, fatura edilmesini sağlamak suretiyle gerçekleştirdiği resmi belgede sahtecilik suçunun sübuta erdiği gözetilerek, sanık ...'in zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verilmesi yerine, isabetsiz gerekçelerle beraatine hükmolunması, yasaya aykırı;
b) Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçu ile ilgili olarak 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca kısmen istem gibi BOZULMASINA, 17.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi Belgede Sahtecilik-Dolandırıcılık
HÜKÜM:
1- Sanıklar .., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...: Beraat
2- Sanıklar ..., ...:
a.765 sayılı Kanunun 342/1, 80. maddeleri uyarınca 3 yıl 6 ay hapis.
b. TCK.nun 158/1-d-e, 43/1, 168/1, 52, 53/1 m. uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1320 YTL apc.
Yasal koşulları bulunmadığından sanık ... müdafiinin vaki duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi gereğince reddine karar verilerek, yapılan incelemede;
1- Katılan vekilinin, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın resmi belgede sahtecilik suçlarından beraatlerine, sanıklar ... ve ... müdafilerinin, resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyizlerinin incelenmesinde;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan CMK'nun 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre sanıklar ... ve ...'in resmi belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davalarında; delilleri değerlendirip suçların sübuta ermediği yönünde vicdani kanıya ulaşan mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki adı geçen sanıklara yüklenen suçların sübuta erdiği yönündeki bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiş, ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 01.04.2008 gün ve 2008/1-53 esas ve 2008/70 sayılı kararında da açıklandığı üzere sanıklar ... ve ...’in memur olmayan kimsenin resmi belgede sahtecil İği suçundan mahkumiyetlerine ilişkin kurulan hükümde lehe olduğu kabul edilen 765 sayılı TCK’nun 31. maddesi uygulanmamış ise de; mahkumiyet hükmünün doğal sonucu olan ve fer’i ceza niteliğinde bulunan kamu hizmetlerinden yasaklanma cezasının, infaz aşamasında uygulanması mümkün görülmüştür.
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın resmi belgede sahtecilik suçlarında elde edilen delillerin mahkumiyete yeter bulunmadığı, hükmolunan ceza süresi itibariyle haklarında CMK'nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanıklar ... ve ... hakkında toplanıp karar yerinde gösterilen delillere göre sanıklara yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı sebebin nitelik ve derecesi ile azaltıcı sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkân verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasa belirlenmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan vekilinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın resmi belgede sahtecilik suçlarının sübuta erdiğine, sanık ... müdafiinin, sanığın benzer eylemi nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma akıbetinin araştırılarak, dava açılmış ise bu dosya ile birleştirmesi ve sonucuna göre kül halinde sanık hakkında müteselsil suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine, cezanın teşdinen tayininin ve takdiri indirim nedeninin uygulanmasının yasaya aykırı olduğuna, sanık ... müdafiinin, sübutun bulunmadığına, soruşturmanın genişletilmesi yolundaki taleplerin reddedilmesinin yasaya aykırı olduğuna, savunma haklarının kısıtlandığına, suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığına, cezanın alt sınırdan tayin edilmesi ve tüm indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin kısmen istem gibi ONANMASINA,
2- Katılan vekilinin, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraatlerine ilişkin hükme yönelen temyizinin incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; sanıklara yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde öngörülen beş yıllık asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sorgularının yapıldığı, ..., ..., ..., ..., ... için 22.12.2006, ..., ..., ..., ..., ... için 08.11.2006, ..., ... için 06.02.2007 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
3- Katılan vekilinin sanık ...'in resmi belgede sahtecilik suçundan beraatine, sanıklar ... ve ... müdafilerinin nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelen temyizlerinin incelenmesine gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekili ile sanıklar ... ve ... müdafilerinin sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
a) Dosyada mevcut Emekli Sandığı Teftiş Kurulunun 29.06.2005 gün ve 42730 sayılı soruşturma raporu, sanık ...'in aksi ispatlanamayan savunmaları ile uyumlu tanık anlatımları, sanığın tevilli ikrarı, bilirkişi raporları ve sair deliller karşısında; suç tarihlerinde fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıklardan ...'in arkadaşı olan sanık ...'in, gerek kendisine ait gerekse üçüncü kişilerin sağlık karnelerine 35 adet sahte reçete yazıp, bunların bedellerinin tahsili için ...'e ait olan Ankara Sağlık Eczanesine getirip, fatura edilmesini sağlamak suretiyle gerçekleştirdiği resmi belgede sahtecilik suçunun sübuta erdiği gözetilerek, sanık ...'in zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verilmesi yerine, isabetsiz gerekçelerle beraatine hükmolunması, yasaya aykırı;
b) Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçu ile ilgili olarak 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca kısmen istem gibi BOZULMASINA, 17.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.