Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2014/4463 K.2016/927
Özet: Uyuşmazlık, sanığın babası adına imzaladığı ve ciro yolu ile katılanın eline geçen senedin yırtılarak resmi belgeyi yok etme suçunu işlediği iddiasıyla ilgiliydi; mahkeme, delillerin eksik incelenmesi nedeniyle suça konu belgenin zorunlu unsurlarını taşıyıp taşımadığını belirleyemediğini ve “şüpheden sanık yararlanır” ilkesine göre eylemin 5237 sayılı TCK’nın 208. maddesi kapsamında suç oluşturduğunu kabul ederek, kararın bozulmasına hükmederek 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesine dayanarak kararı iptal etti.
MAHKEMESİ: ....... Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık ve katılanın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığın babası adına imzaladığı ve ciro yolu ile katılanın eline geçen suça konu senedi, ödeme bahanesiyle katılandan alıp imza kısmını yırtmak suretiyle resmi belgeyi yok etmek suçunu işlediği iddia olunan kamu davasında, senedin yırtılan kısmının ele geçirilemediğinin ve 6102 sayılı TTK'nın 776. maddesi uyarınca bononun zorunlu unsurlarını taşıyıp taşımadığı hususunun araştırılmadığının anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması ve suçun vasfının tespiti bakımından, yırtılmadan önce suça konu senedin bononun zorunlu unsurlarını taşıyıp taşımadığının araştırılması ve sonucuna göre senedin yasal unsurları taşıdığının saptanması halinde eylemin 5237 sayılı TCK’nun 205, zorunlu unsurların olup olmadığının tespit edilememesi halinde ise "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince eylemin aynı yasanın 208. maddesindeki suçu oluşturacağı gözetilerek suçun vasfının tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a-Hapis cezası ertelenen sanığın denetim süresini herhangi bir yükümlülük belirlenmeden ya da uzman kişi görevlendirilmeden geçirmesi hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
b-5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı ilamı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
c-Adli emanetin 2011/2005 sırasına kayıtlı suça konu belge hakkında bir karar verilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık ve katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık ve katılanın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığın babası adına imzaladığı ve ciro yolu ile katılanın eline geçen suça konu senedi, ödeme bahanesiyle katılandan alıp imza kısmını yırtmak suretiyle resmi belgeyi yok etmek suçunu işlediği iddia olunan kamu davasında, senedin yırtılan kısmının ele geçirilemediğinin ve 6102 sayılı TTK'nın 776. maddesi uyarınca bononun zorunlu unsurlarını taşıyıp taşımadığı hususunun araştırılmadığının anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması ve suçun vasfının tespiti bakımından, yırtılmadan önce suça konu senedin bononun zorunlu unsurlarını taşıyıp taşımadığının araştırılması ve sonucuna göre senedin yasal unsurları taşıdığının saptanması halinde eylemin 5237 sayılı TCK’nun 205, zorunlu unsurların olup olmadığının tespit edilememesi halinde ise "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince eylemin aynı yasanın 208. maddesindeki suçu oluşturacağı gözetilerek suçun vasfının tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a-Hapis cezası ertelenen sanığın denetim süresini herhangi bir yükümlülük belirlenmeden ya da uzman kişi görevlendirilmeden geçirmesi hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
b-5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı ilamı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
c-Adli emanetin 2011/2005 sırasına kayıtlı suça konu belge hakkında bir karar verilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık ve katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.