Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2014/21695 K.2016/642
Özet: (1) Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, belgelerin incelenmeden ve aldatıcı niteliklerinin karar dosyasına eklenmeden hüküm verildiği iddiasıyla temyiz edildi. (2) Mahkeme, usul hatasını ve ilgili anayasa mahkemesi kararının zorunluluğunu göz önüne alarak mahkumiyet kararını 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi ve 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca bozdu.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Müdafiinin 03.05.2013 havale tarihli dilekçesinde verilen mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğunun belirtilmesi karşısında temyiz isteminin resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1) Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu cihetle, dava konusu belgelerin getirtilip incelenip, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve aldatıcı nitelikte olup olmadığı kararda tartışılıp denetime imkan verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulmadan karar verilmesi, yasaya aykırı,
2) Uygulamaya göre de;
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.01.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Müdafiinin 03.05.2013 havale tarihli dilekçesinde verilen mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğunun belirtilmesi karşısında temyiz isteminin resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1) Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu cihetle, dava konusu belgelerin getirtilip incelenip, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve aldatıcı nitelikte olup olmadığı kararda tartışılıp denetime imkan verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulmadan karar verilmesi, yasaya aykırı,
2) Uygulamaya göre de;
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.01.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.