Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/8528 K.2012/12292
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
**HÜKÜM:** Sanıkların, 765 sayılı TCY'nın 342/1. maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmaları
Sanıkların, TCY'nın 158/1-f, 52/2-4, 53/1. maddesi uyarınca 2'şer yıl 6 'şar ay hapis ve 5.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmaları.
I- Sanıklar hakkında Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Sanık ...' nin yokluğunda verilen 27.10.2008 günlü hükmün tebliği için sorgusunda bildirdiği adrese çıkarılan tebligatın iade olduğu, yapılan adres araştırmasında yeni adresin tespit edildiği ancak tebliğin araştırma sonucu bulunan adresten farklı bir adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca 18.07.2009 tarihinde tebligat yapıldığı görülmüş ise de, adli mercilerce daha önce bu adrese tebligat yapılmamış olması, söz konusu adresin, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35/son maddesi kapsamında sayılan adreslerden olmaması nedeniyle öğrenme üzerine 01.03.2011 ve 23.11.2011 havale tarihli dilekçeler ile sanık ... tarafından yapılan temyiz isteminin süresi içinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü:
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunmalar inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan hükümlü ... müdafii ile diğer sanık ...'nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle resmi belgede sahtecilik suçu yönünden kurulan hükmün ONANMASINA,
II-Sanıklar hakkında Dolandırıcılık suçu yönünden kurulan hükme yönelik yapılan incelemeye gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve hükümlü ... müdafii ile sanık ...'nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 25.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
**HÜKÜM:** Sanıkların, 765 sayılı TCY'nın 342/1. maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmaları
Sanıkların, TCY'nın 158/1-f, 52/2-4, 53/1. maddesi uyarınca 2'şer yıl 6 'şar ay hapis ve 5.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmaları.
I- Sanıklar hakkında Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Sanık ...' nin yokluğunda verilen 27.10.2008 günlü hükmün tebliği için sorgusunda bildirdiği adrese çıkarılan tebligatın iade olduğu, yapılan adres araştırmasında yeni adresin tespit edildiği ancak tebliğin araştırma sonucu bulunan adresten farklı bir adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca 18.07.2009 tarihinde tebligat yapıldığı görülmüş ise de, adli mercilerce daha önce bu adrese tebligat yapılmamış olması, söz konusu adresin, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35/son maddesi kapsamında sayılan adreslerden olmaması nedeniyle öğrenme üzerine 01.03.2011 ve 23.11.2011 havale tarihli dilekçeler ile sanık ... tarafından yapılan temyiz isteminin süresi içinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü:
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunmalar inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan hükümlü ... müdafii ile diğer sanık ...'nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle resmi belgede sahtecilik suçu yönünden kurulan hükmün ONANMASINA,
II-Sanıklar hakkında Dolandırıcılık suçu yönünden kurulan hükme yönelik yapılan incelemeye gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve hükümlü ... müdafii ile sanık ...'nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 25.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.