Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/5645 K.2012/10102
Özet: Uyuşmazlık konusu, 2003 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan dolayı sanığın cezai sorumluluğunun ve temyiz talebinin değerlendirilmesiydi; mahkeme, 31 Aralık 2003’ten itibaren yürürlükte olan dava zamanaşımının gerçekleştiğini belirterek, sanığın temyiz itirazlarını yerinde görerek, 765 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca kamu davasını süresinin dolması nedeniyle düşürdü ve kararını oybirliğiyle 30 Mayıs 2012’de verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Sahte fatura düzenlemek
HÜKÜM: Mahkumiyet
5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme merciinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olduğu, sanığın yokluğunda verilen hükmün yakalama kararı üzerine sorgusunda beyan ettiği adrese tebliğe çıkartıldığı, tebligatın yapıldığı 23.11.2009 tarihinden önce 09.11.2009 tarihinde Mamak İlçesi Türközü Mahallesi muhtarlığından aldığı aile nakil ilmuhaberi ile ikametini Malatya Darende Yukarı Ulupınar Köyüne naklettiği, anılan tebliğatta da sanığın adresinin kapalı olduğundan Tebligat Kanununun 21. maddesine göre tebligat yapılarak hükmün kesinleştirildiği anlaşılmakla; hukuki dayanaktan yoksun olan aynı Mahkemenin 20.01.2010 gün ve 2006/253 Esas, 2009/229 sayılı eski hale getirme talebinin reddine dair ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede gereği görüşüldü:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "2003 takvim yılında sahte fatura düzenlemek" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, olay tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği 31.12.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 30.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Sahte fatura düzenlemek
HÜKÜM: Mahkumiyet
5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme merciinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olduğu, sanığın yokluğunda verilen hükmün yakalama kararı üzerine sorgusunda beyan ettiği adrese tebliğe çıkartıldığı, tebligatın yapıldığı 23.11.2009 tarihinden önce 09.11.2009 tarihinde Mamak İlçesi Türközü Mahallesi muhtarlığından aldığı aile nakil ilmuhaberi ile ikametini Malatya Darende Yukarı Ulupınar Köyüne naklettiği, anılan tebliğatta da sanığın adresinin kapalı olduğundan Tebligat Kanununun 21. maddesine göre tebligat yapılarak hükmün kesinleştirildiği anlaşılmakla; hukuki dayanaktan yoksun olan aynı Mahkemenin 20.01.2010 gün ve 2006/253 Esas, 2009/229 sayılı eski hale getirme talebinin reddine dair ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede gereği görüşüldü:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "2003 takvim yılında sahte fatura düzenlemek" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, olay tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği 31.12.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 30.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.