Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/4173 K.2012/6050
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahtecilik
**HÜKÜM:** Sanığın 765 sayılı TCK'nun 350/1-3. maddesi gereği 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK'nun 231. maddesinin sanık lehine uygulanmasına yer olmadığına dair.
Sanık hakkında verilen 20.09.2004 tarih ve 2003/900 esas, 2004/784 sayılı mahkumiyet hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine mahkemece 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi gereğince suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK ile 1.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun olaya ilişkin tüm hükümlerinin karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi amacıyla evrak üzerinde yapılan uyarlama sonucu verilen ve temyiz yasa yoluna tabi olan 29.06.2005 tarih ve 2003/900 esas 2004/784 sayılı ek kararın tebliği işleminin hüküm fikrasında başvurulabilir yasa yolunun "itiraz" olduğu şeklinde yanıltıcı belirtilmesi nedeniyle geçersiz olduğu ve kararın bu nedenle usulüne uygun tebliğ edilmediği anlaşılmakla; hükümlü vasisinin 20.10.2009 tarihli temyiz talebinin 29.06.2005 tarihli ek karara yönelik ve öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilip, uyarlama sonucu kurulan bu hükmün usulüne uygun kesinleşmemesi nedeniyle sonradan verilen 19.06.2008 ve 14.10.2009 tarihli ek kararların yok hükmünde olduğuda belirlenerek yapılan incelemede;
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca eylemin, tartışmasız olarak suç olmaktan çıkarılması, ceza sorumluluğun kaldırılması veya belirlenen cezanın bir değerlendirme ve takdir gerektirmemesi hallerinde dosya üzerinden; mahkemece bir değerlendirme yapılarak suçun unsurlarının tayini, takdir hakkı kullanılarak cezanın belirlenmesi veya kişiselleştirilmesinin gerektiği durumlarda ise davaya katılan veya şikayetçiye de haber verilerek duruşma açılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, 5252 sayılı Yasanın 9. maddesinin 1. fıkrası uyarınca usulüne uygun şekilde duruşma açılıp anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca da 765 sayılı TCK.nun 350/1-son maddesi gereğince cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyet hükmü ile sonradan 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın temel cezanın tayini ile bireyselleştirilmesine ilişkin tüm hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek
şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenip, 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin de uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın, takdir hakkı kullanılmak suretiyle yazılı şekilde dosya üzerinde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, hükümlü vasisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 18.04.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ : Sahtecilik
**HÜKÜM:** Sanığın 765 sayılı TCK'nun 350/1-3. maddesi gereği 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK'nun 231. maddesinin sanık lehine uygulanmasına yer olmadığına dair.
Sanık hakkında verilen 20.09.2004 tarih ve 2003/900 esas, 2004/784 sayılı mahkumiyet hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine mahkemece 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi gereğince suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK ile 1.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun olaya ilişkin tüm hükümlerinin karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi amacıyla evrak üzerinde yapılan uyarlama sonucu verilen ve temyiz yasa yoluna tabi olan 29.06.2005 tarih ve 2003/900 esas 2004/784 sayılı ek kararın tebliği işleminin hüküm fikrasında başvurulabilir yasa yolunun "itiraz" olduğu şeklinde yanıltıcı belirtilmesi nedeniyle geçersiz olduğu ve kararın bu nedenle usulüne uygun tebliğ edilmediği anlaşılmakla; hükümlü vasisinin 20.10.2009 tarihli temyiz talebinin 29.06.2005 tarihli ek karara yönelik ve öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilip, uyarlama sonucu kurulan bu hükmün usulüne uygun kesinleşmemesi nedeniyle sonradan verilen 19.06.2008 ve 14.10.2009 tarihli ek kararların yok hükmünde olduğuda belirlenerek yapılan incelemede;
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca eylemin, tartışmasız olarak suç olmaktan çıkarılması, ceza sorumluluğun kaldırılması veya belirlenen cezanın bir değerlendirme ve takdir gerektirmemesi hallerinde dosya üzerinden; mahkemece bir değerlendirme yapılarak suçun unsurlarının tayini, takdir hakkı kullanılarak cezanın belirlenmesi veya kişiselleştirilmesinin gerektiği durumlarda ise davaya katılan veya şikayetçiye de haber verilerek duruşma açılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, 5252 sayılı Yasanın 9. maddesinin 1. fıkrası uyarınca usulüne uygun şekilde duruşma açılıp anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca da 765 sayılı TCK.nun 350/1-son maddesi gereğince cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyet hükmü ile sonradan 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın temel cezanın tayini ile bireyselleştirilmesine ilişkin tüm hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek
şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenip, 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin de uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın, takdir hakkı kullanılmak suretiyle yazılı şekilde dosya üzerinde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, hükümlü vasisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 18.04.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.