Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/3570 K.2012/7242
Özet: Uyuşmazlık, sanığın dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından dolayı verilen 1 yıl hapis cezası ve 460 YTL adli para cezasının yanı sıra önceki hükmün aynen infazına dair ek kararın uygulanmasıyla ilgilidir. Mahkeme, sanığın temyiz itirazlarını kabul ederek 5237 sayılı TCK’nın 157. maddesine göre 1 yıl hapis ve 460 YTL adli para cezasını onaylamış, aynı zamanda önceki hükmün aynen infazına dair ek kararı da geçerli kılmıştır.
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
**HÜKÜM:** Dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı TCK.nun 157 maddesine göre 1 yıl hapis, 460 YTL adli para cezası,
Resmi belgede sahtecilik suçundan lehe olan önceki hükmün aynen infazına dair ek karar
Sanık hakkında verilen 20.11.2002 tarih ve 1999/25 esas, 2002/437 sayılı mahkumiyet hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine mahkemece 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi gereğince suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK ile 1.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun olaya ilişkin tüm hükümlerinin karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi amacıyla evrak üzerinde yapılan uyarlama sonucu verilen ve temyiz yasa yoluna tabi olan 15.06.2005 tarih ve 1999/25 esas, 2002/437 sayılı ek kararın hüküm fikrasında başvurulabilir yasa yolunun "itiraz" olarak yanıltıcı şekilde gösterilmesi ve başvuru merciinin belirtilmemesi nedeniyle temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca eylemin, tartışmasız olarak suç olmaktan çıkarılması, ceza sorumluluğun kaldırılması veya belirlenen cezanın bir değerlendirme ve takdir gerektirmemesi hallerinde dosya üzerinde, mahkemece bir değerlendirme yapılarak suçun unsurlarının tayini takdir hakkı kullanılarak cezanın belirlenmesi veya kişiselleştirilmesinin gerektiği durumlarda ise davaya katılan veya şikayetçiye de haber verilerek duruşma açılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden 5252 sayılı Yasanın 9. maddesinin 1.fıkrası uyarınca usulüne uygun şekilde duruşma açılıp anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca da önceki mahkumiyet hükmü ile sonradan 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın temel cezanın tayini ile bireyselleştirilmesine ilişkin tüm hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenip sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın, taktir hakkı kullanılmak suretiyle yazılı şekilde dosya üzerinde karar verilmesi, Yasaya aykırı,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK. nun 7/2. maddesi gözetilerek; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK. nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 02.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
**HÜKÜM:** Dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı TCK.nun 157 maddesine göre 1 yıl hapis, 460 YTL adli para cezası,
Resmi belgede sahtecilik suçundan lehe olan önceki hükmün aynen infazına dair ek karar
Sanık hakkında verilen 20.11.2002 tarih ve 1999/25 esas, 2002/437 sayılı mahkumiyet hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine mahkemece 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi gereğince suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK ile 1.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun olaya ilişkin tüm hükümlerinin karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi amacıyla evrak üzerinde yapılan uyarlama sonucu verilen ve temyiz yasa yoluna tabi olan 15.06.2005 tarih ve 1999/25 esas, 2002/437 sayılı ek kararın hüküm fikrasında başvurulabilir yasa yolunun "itiraz" olarak yanıltıcı şekilde gösterilmesi ve başvuru merciinin belirtilmemesi nedeniyle temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca eylemin, tartışmasız olarak suç olmaktan çıkarılması, ceza sorumluluğun kaldırılması veya belirlenen cezanın bir değerlendirme ve takdir gerektirmemesi hallerinde dosya üzerinde, mahkemece bir değerlendirme yapılarak suçun unsurlarının tayini takdir hakkı kullanılarak cezanın belirlenmesi veya kişiselleştirilmesinin gerektiği durumlarda ise davaya katılan veya şikayetçiye de haber verilerek duruşma açılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden 5252 sayılı Yasanın 9. maddesinin 1.fıkrası uyarınca usulüne uygun şekilde duruşma açılıp anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca da önceki mahkumiyet hükmü ile sonradan 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın temel cezanın tayini ile bireyselleştirilmesine ilişkin tüm hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenip sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın, taktir hakkı kullanılmak suretiyle yazılı şekilde dosya üzerinde karar verilmesi, Yasaya aykırı,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK. nun 7/2. maddesi gözetilerek; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK. nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 02.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.