Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/24610 K.2012/21266
Özet: Şikayetin, 0271/260/1 çerçevesinde yasal yollarını kullandığı, ancak 22.04.2005 tarihli “özel belgede sahtecilik” suçunun, 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle 10.12.2012’te oybirliğiyle düşürülmesine karar verildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Özel Belgede Sahtecilik
HÜKÜM: Beraat
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan ve kovuşturma evresinde bildirdiği adresinden çağrılmadığı için davaya katılma talebinde bulunamayan şikayetçinin, 5271 sayılı CMK’nun 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “özel belgede sahtecilik'' suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 22.04.2005 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, şikayetçinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK' nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Özel Belgede Sahtecilik
HÜKÜM: Beraat
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan ve kovuşturma evresinde bildirdiği adresinden çağrılmadığı için davaya katılma talebinde bulunamayan şikayetçinin, 5271 sayılı CMK’nun 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “özel belgede sahtecilik'' suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 22.04.2005 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, şikayetçinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK' nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.