Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/20394 K.2012/16489
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, şikayetçi vekilinin katılma talebini kabul ederek, 27.01.2009 duruşmasında “özel evrakta sahtecilik” suçunun cezası gereği ve suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 maddeleriyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddelerine dayanarak, 03.10.2012’de oybirliğiyle kuşkunun bu suçu aşşağılamasını bozma eylemini onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Özel evrakta sahtecilik
HÜKÜM: Beraat
Suçtan zarar gören şikayetçi vekilinin 27.01.2009 tarihli duruşmada davaya katılma talebini içeren beyanı hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de; katılma talebinin CMK'nun 237 ve devamı maddelerine uygun olması nedeniyle, aynı Yasa ve maddesinin 2. fıkrasının verdiği yetkiye dayanılarak suçtan zarar gören şikayetçi ve vekilinin katılma talebinin kabulüyle yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “özel evrakta sahtecilik” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 03.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Özel evrakta sahtecilik
HÜKÜM: Beraat
Suçtan zarar gören şikayetçi vekilinin 27.01.2009 tarihli duruşmada davaya katılma talebini içeren beyanı hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de; katılma talebinin CMK'nun 237 ve devamı maddelerine uygun olması nedeniyle, aynı Yasa ve maddesinin 2. fıkrasının verdiği yetkiye dayanılarak suçtan zarar gören şikayetçi ve vekilinin katılma talebinin kabulüyle yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “özel evrakta sahtecilik” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 03.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.