‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/24 K.2013/8823

Esas No: 2012/24 · Karar No: 2013/8823 · Karar Tarihi: 28.05.2013
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın başkasına ait banka veya kredi kartını izinsiz kullanarak yarar sağlamaya teşebbüs suçundan hüküm getirilmesidir; mahkeme, 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca sanığı 1 yıl 6 ay hapis ve 1.000 TL adli para cezasıyla cezalandırmıştır. Mahkemenin kararının ardından Yargıtay Ceza Genel Kurulu, temyiz süresinin işlediğini kabul ederek hükmü bozmuş ve sanığın cezasını iptal etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlamaya teşebbüs

HÜKÜM: Sanık ... için: 5237 sayılı TCK.nun 37. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK.nun 245/1, 35/1. madde yollamasıyla 35/2, 52, 53/1. maddeleri gereğince sanığın 1 yıl 6 ay hapis cezası ve 1.000 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.06.2009 gün, 5-81/196 sayılı kararında açıklandığı üzere; mahkemece 5271 sayılı CMK'nun 232/6. maddesi uyarınca başvurulması olanaklı yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi zorunlu olup; mahkemenin 25.12.2007 günlü kararında yasa yoluna başvuru süresinin ne zaman işlemeye başlayacağı, şeklinin ve mercinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde gösterilmemesi nedeniyle temyiz süresinin işlediğinden söz edilemeyeceği cihetle, “sanık ... ile sanıklar müdafiinin öğrenme üzerine temyizinin süresinde yapıldığının kabulü ile yapılan incelemede; Sanık ... hakkındaki tekerrür uygulaması isabetli olduğu gibi kesinleşmiş hükümdeki ceza uygulamasının uyarlama yargılamasında değiştirilmesi mümkün olmadığı cihetle tebliğnamedeki tekerrür uygulamasına yönelik bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ... ile sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-Sanıkların para çekmek için bankamatik kartını ATM cihazına yerleştiren müştekinin yanına yardım bahanesiyle geldikleri, sanıklardan ...'in bankamatik cihazının tuşlarına basarak işlem yapıyormuş gibi hareketlerde bulunduğu, bu sırada ATM cihazına önceden kurulan düzenek sayesinde bankamatik kartının cihazda sıkışmasını sağladıktan sonra cihazın kartı yuttuğunu söyledikleri, müştekinin oradan ayrılmasından yararlanarak sıkışan taşınır mal olduğunda kuşku bulunmayan kartı rızası dışında aldıkları, durumu farkeden müştekinin ihbarı üzerine sanıkların kartı kullanamadan kısa bir süre içinde yakalandığı olayda, 5237 sayılı TCK.nun 245/l. maddesindeki "her ne surette olursa olsun ele geçirme" ibaresinin kartın ele geçiriliş şeklinin önemli olmadığını ifade ettiği, kartın hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi halinde bu aşamaya kadarki eylemin hangi suçu oluşturuyorsa o suç nedeniyle sanığın cezalandırılması gerektiği, ele geçirdikleri bankamatik kartını kullanmaya yönelik işlemeyi kastettikleri suçun icra hareketlerine yönelik dış dünyaya yansıyan bir hareketlerinin bulunmadığı gibi bu yönde bir ikrarlarıda bulunmadığından yakalandıkları ana kadar gerçekleştirdikleri haksızlık oluşturan fiillerinden sorumlu olacakları cihetle; eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nun 141/1. maddesinde gösterilen "hırsızlık" suçunu oluşturduğu, "banka kartının kötüye kullanılması" suçu kapsamında değerlendirilebilecek herhangi bir icrai hareketde bulunmadıkları gözetilmeden, suç vasfında yanılgı sonucu yazılı şekilde "banka kartının kötüye kullanılmasına teşebbüs" suçundan sanıkların mahkumiyetine hükmedilmesi yasaya aykırı, 2-Kabule göre de; Sanık ... hakkında hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK. nun 231 ve TCK. nun 7/2. maddeleri gereğince, “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?