Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/2222 K.2013/9338
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, sahtecilik
**HÜKÜM:** Her iki suçtan mahkumiyet
1-)Sanıklar müdafilerinin “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede;
Katılanın aşamalarda değişmeyen ifadeleri, bu ifadeleri doğrulayan tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'nun suça iştirak ettiğine dair kabul ile suça konu çekleri laboratuvar ortamında VSC- 2000 ve diğer optik cihazlar yardımı ile inceleyerek sahte basım olup, sahteliklerinin ilk nazarda hemen fark edilemeyeceğine ilişkin tespitleri içeren ekspertiz raporu ile dosya kapsamından, sahte oldukları sabit olan çeklerin iğfal kabiliyetini haiz olduğuna dair kabul ile uygulamada bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklara yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle “resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen mahkumiyet hükmünün ONANMASINA,
2-)Sanıklar müdafılerinin, “dolandırıcılık” suçundan kurulan hükümlere yönelik temyizlerine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 22.02.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanıklar hakkında “dolandırıcılık” suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8 maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 04.06.2013 gününde oybirliğiyle karar.
SUÇ : Dolandırıcılık, sahtecilik
**HÜKÜM:** Her iki suçtan mahkumiyet
1-)Sanıklar müdafilerinin “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede;
Katılanın aşamalarda değişmeyen ifadeleri, bu ifadeleri doğrulayan tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'nun suça iştirak ettiğine dair kabul ile suça konu çekleri laboratuvar ortamında VSC- 2000 ve diğer optik cihazlar yardımı ile inceleyerek sahte basım olup, sahteliklerinin ilk nazarda hemen fark edilemeyeceğine ilişkin tespitleri içeren ekspertiz raporu ile dosya kapsamından, sahte oldukları sabit olan çeklerin iğfal kabiliyetini haiz olduğuna dair kabul ile uygulamada bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklara yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle “resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen mahkumiyet hükmünün ONANMASINA,
2-)Sanıklar müdafılerinin, “dolandırıcılık” suçundan kurulan hükümlere yönelik temyizlerine gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 22.02.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanıklar hakkında “dolandırıcılık” suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8 maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 04.06.2013 gününde oybirliğiyle karar.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.