Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/22151 K.2013/10810
Özet: Ağır Ceza Mahkemesi, sanığın dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından ayrı ayrı mahkumiyetini kabul ederek, 2002 suç tarihinden itibaren süren zamanaşımı nedeniyle kamu davalarını düşürülmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırılık, sahtecilik
HÜKÜM: Her suçtan ayrı ayrı mahkumiyet
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığın şikayetçilere vize almak amacıyla sahte çiftçilik belgeleri, ziraat ortaklık mukaveleleri, evlenme cüzdanları, tapu kütüğünde bir sahtecilik yapılmadan tapu senetleri düzenlediği şeklinde iddia olunan eylemlerinin sübutu halinde, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 342/3, 350 ve 356. maddelerinde öngörülen “aslın vücudunu farz ederek resmi belgenin suretinde sahtecilik, ruhsatnamede sahtecilik” ile “yetkisiz kimsenin vesikada sahteciliği” suçlarını oluşturacağı, dolayısıyla sanığa yüklenen bu suçlar ile “dolandırıcılık ve mühürde sahtecilik ” suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türleri ve üst sınırları itibariyle tabi oldukları, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 05.02.2002 suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 26.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırılık, sahtecilik
HÜKÜM: Her suçtan ayrı ayrı mahkumiyet
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığın şikayetçilere vize almak amacıyla sahte çiftçilik belgeleri, ziraat ortaklık mukaveleleri, evlenme cüzdanları, tapu kütüğünde bir sahtecilik yapılmadan tapu senetleri düzenlediği şeklinde iddia olunan eylemlerinin sübutu halinde, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 342/3, 350 ve 356. maddelerinde öngörülen “aslın vücudunu farz ederek resmi belgenin suretinde sahtecilik, ruhsatnamede sahtecilik” ile “yetkisiz kimsenin vesikada sahteciliği” suçlarını oluşturacağı, dolayısıyla sanığa yüklenen bu suçlar ile “dolandırıcılık ve mühürde sahtecilik ” suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türleri ve üst sınırları itibariyle tabi oldukları, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 05.02.2002 suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 26.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.