Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/20588 K.2013/11059
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, sanığın “resmi belgede sahtecilik” ve “dolandırıcılık” suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz başvurularıdır. (2) Mahkeme, “resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen mahkumiyetin istem gibi onaylanmasını; “dolandırıcılık” suçunun ise zamanaşımı nedeniyle istem gibi düşürülmesini ve 02.07.2013 tarihli oybirliğiyle kararla hükmün bozulmasını kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM: MahkumiyetI) Sanık müdafiinin, “resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede; Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle 5728 sayılı Kanun ile değişik CMK.nun 231. maddesinden yararlanamayacağı anlaşılmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle “resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen mahkumiyet hükmünün istem gibi ONANMASINA, II) Sanık müdafiinin, “dolandırıcılık” suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyizine gelince; Gerekçeli kararda yanlış gösterilen suç tarihinin, 12.02.2002 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 12.02.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafıinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında “dolandırıcılık” suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 2223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 02.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: MahkumiyetI) Sanık müdafiinin, “resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede; Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle 5728 sayılı Kanun ile değişik CMK.nun 231. maddesinden yararlanamayacağı anlaşılmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle “resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen mahkumiyet hükmünün istem gibi ONANMASINA, II) Sanık müdafiinin, “dolandırıcılık” suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyizine gelince; Gerekçeli kararda yanlış gösterilen suç tarihinin, 12.02.2002 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 12.02.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafıinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında “dolandırıcılık” suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 2223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 02.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.