Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/20457 K.2014/4610
Özet: Sadece 12.08.2004 tarihli senetlerde keşide yokluğu nedeniyle, özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçunun oluşması kabul edilerek, 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddeleriyle öngörülen zamanaşımı süreleri aşıldığı hâlde, sanık hakkındaki kamu davaları 13.03.2014 tarihinde oybirliğiyle kaldırılmak üzere bozuldu.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık
HÜKÜM: Sahtecilik suçundan; Beraat Dolandırıcılık suçundan; Mahkumiyet
Dava konusu senetler üzerinde keşide yeri bulunmadığından eylemin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen ve değişen suç vasfına göre “özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihi olan 12.08.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 13.03.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık
HÜKÜM: Sahtecilik suçundan; Beraat Dolandırıcılık suçundan; Mahkumiyet
Dava konusu senetler üzerinde keşide yeri bulunmadığından eylemin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen ve değişen suç vasfına göre “özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihi olan 12.08.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 13.03.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.