Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku Ticaret Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/19271 K.2013/1029
Özet: Ağır Ceza Mahkemesi, özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlamalarının Geniş Halde Yüzükleme Sorununa ilişkin TTK gereği “keşide yerinin” eksikliği nedeniyle hükmü 5320 sayılı Yasa, 1412 sayılı CMUK ve 765 sayılı TCK’a göre bozmaktadır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Özel belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya içerisinde mevcut çeklerin incelenmesinde TTK'na göre bulunması zorunlu unsurlardan olan “keşide yerinin” yazılı olmadığının anlaşılması karşısında; eylemin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; yüklenen dolandırıcılık ve değişen suç vasfına göre “özel belgede sahtecilik” suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi oldukları, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca karar verilmesi mümkün görüldüğünden sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 22.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Özel belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya içerisinde mevcut çeklerin incelenmesinde TTK'na göre bulunması zorunlu unsurlardan olan “keşide yerinin” yazılı olmadığının anlaşılması karşısında; eylemin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; yüklenen dolandırıcılık ve değişen suç vasfına göre “özel belgede sahtecilik” suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi oldukları, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca karar verilmesi mümkün görüldüğünden sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 22.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.