‹ Ana sayfa
Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/20431 K.2012/16627

Esas No: 2012/20431 · Karar No: 2012/16627 · Karar Tarihi: 05.10.2012
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 2000‑de işlediği resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından dolayı verilen mahkumiyet kararının temyiz edilip edilmediği ve zamanaşımı nedeniyle geçerliliğinin sorgulanmasıydı. Mahkeme, ilgili kanun hükümleri çerçevesinde sanığın cezalarının zamanaşımına uğradığını belirterek 2012 yılında oybirliğiyle mahkumiyet kararını düşürmüş ve hükmü iptal etmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık

HÜKÜM: Mahkumiyet

08.04.2003 tarihli mahkumiyet hükmünün sanık ... tarafından temyiz edilmeyerek kesinleştiği, sanık ... yönünden Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 08.05.2006 tarihli ilamı ile bozulmasından sonra, mahkemece bozmanın 5271 sayılı CMK'nun 306. maddesi gereğince, sanık ...'a da teşmil edilerek karar verilmiş ise de, CGK'nun 18.09.2007 gün ve 125/186 sayılı Kararı ile aynı yöndeki birçok kararında belirtildiği gibi lehe Yasanın değerlendirilmesi için yapılan bozma, hakkındaki hüküm kesinleşen sanıklara sirayet ettirilemez. Bu nedenle 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan CMUK'nun 325. maddesindeki şartlar bulunmadığı, ... yönünden verilen ilk hükmün kesinleşmesinden sonra verilen 03.04.2007 tarihli karar hukuken geçersiz olduğundan temyiz talebinin reddi ile sanık ... yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği 11.06.2000 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği; sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçu açısından ise; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri hükmü karşısında; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK’nun 204/1. maddesinde öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği 01.06.2000 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle "dolandırıcılık" suçu yönünden 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve "resmi belgede sahtecilik" suçu yönünden 66/1-e, 67/4 ile 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 05.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?