Yargıtay11. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/16358 K.2012/15390
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Evrakta sahtecilik, dolandırıcılık
**HÜKÜM:** ...: 1-765 sayılı TCY'nın 342/1, 80 maddeleri uyarınca 2 yıl 4 ay hapis cezası
2-765 sayılı TCY'nın 503/1, 522/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay hapis ve 778 YTL adli para cezası
Yoklukta verilen 06.10.2004 gün ve 2001/92 esas, 2004/371 karar sayılı hükmün, sanık ve müdafilerine tebliğ edildiğine dair dosyada herhangi bir belge ve bilgi bulunmadığı, kesinleştirmeye esas alınan ve 22.11.2004 tarihinde yapılan tebligat belgesinde sanık olarak ismi yazılan .....'in, davanın katılanı, Av. ...'ın ise katılan vekili olduğu, dolayısıyla 06.10.2004 gün ve 2001/92 esas, 2004/371 karar sayılı hükmün sanık yönünden kesinleşmediği anlaşılmakla, 13.09.2005 tarihli uyarlama kararı hukuken yok hükmünde olduğundan, sanık müdafiinin 25.09.2006 tarihindeki temyizinin öğrenme tarihine göre süresinde olduğunun kabulüyle 06.10.2004 gün ve 2001/92 esas, 2004/371 karar sayılı hüküm yönünden yapılan incelemede gereği görüşüldü;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği "Ağustos 2000" tarihinden; “resmi belgede sahtecilik” suçu yönünden ise, suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e ve 67/4 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği "Ağustos 2000" tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususlarda aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında “dolandırıcılık” suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri, “resmi belgede sahtecilik” suçundan açılan kamu davasının ise 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 18.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Evrakta sahtecilik, dolandırıcılık
**HÜKÜM:** ...: 1-765 sayılı TCY'nın 342/1, 80 maddeleri uyarınca 2 yıl 4 ay hapis cezası
2-765 sayılı TCY'nın 503/1, 522/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay hapis ve 778 YTL adli para cezası
Yoklukta verilen 06.10.2004 gün ve 2001/92 esas, 2004/371 karar sayılı hükmün, sanık ve müdafilerine tebliğ edildiğine dair dosyada herhangi bir belge ve bilgi bulunmadığı, kesinleştirmeye esas alınan ve 22.11.2004 tarihinde yapılan tebligat belgesinde sanık olarak ismi yazılan .....'in, davanın katılanı, Av. ...'ın ise katılan vekili olduğu, dolayısıyla 06.10.2004 gün ve 2001/92 esas, 2004/371 karar sayılı hükmün sanık yönünden kesinleşmediği anlaşılmakla, 13.09.2005 tarihli uyarlama kararı hukuken yok hükmünde olduğundan, sanık müdafiinin 25.09.2006 tarihindeki temyizinin öğrenme tarihine göre süresinde olduğunun kabulüyle 06.10.2004 gün ve 2001/92 esas, 2004/371 karar sayılı hüküm yönünden yapılan incelemede gereği görüşüldü;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği "Ağustos 2000" tarihinden; “resmi belgede sahtecilik” suçu yönünden ise, suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e ve 67/4 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği "Ağustos 2000" tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususlarda aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında “dolandırıcılık” suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri, “resmi belgede sahtecilik” suçundan açılan kamu davasının ise 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 18.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.