Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/18749 K.2014/837
Özet: 28.04.2008 tarihli celsede katılma istemiyle şikayetçinin 5271 sayılı CMK’nun 260/1. maddesi ve 237/2. maddesine uygun olarak katılmasına karar verili, sanığın ad adresini değiştirerek sahte isimlerle icra tebligatlarını alması konusunda aklan belgesi bulunmadığı için mahkeme, fotokopya üzerinden iğfal kabiliyetini mümkün kılmadığı gerekçesiyle mahkeme kararı 16.01.2014'te oybirliğiyle ONANMANI kabul etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Beraat Suçtan zarar gören şikayetçinin 29.04.2008 tarihli celsede katılma isteminde bulunmuş olması karşısında, bu isteğinin karara bağlanmadığının anlaşılmasına göre; şikayetçinin 5271 sayılı CMK'nun 260/1. maddesi gereğince yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu kabul edilip aynı Yasanın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılan olarak katılmasına karar verilerek yapılan incelemede; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 11.06.2007 tarih ve 2007/21834 esas sayılı iddianamesinde yer alan sanığın katılanın adresinden farklı bir adres vererek icra tebligatlarını sahte isimlerle alması eylemi hakkında mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüş; atılı suça konu üzerinde tahrifat yapılmış bono aslının ele geçmemiş olması, Dairemizce icra dosyası içerisinde bulunan senet fotokopisinin incelenmesinde de meblağ kısımlarındaki tahrifatın açıkça görülmüş olması, mahkemece fotokopi üzerinden iğfal kabiliyetinin kesin olarak tespit edilemeyeceği gerekçesinin gösterilmiş olması ve fotokopi belgenin hukuki sonuç doğurmayacağı cihetle tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekili ile Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 16.01.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
HÜKÜM: Beraat Suçtan zarar gören şikayetçinin 29.04.2008 tarihli celsede katılma isteminde bulunmuş olması karşısında, bu isteğinin karara bağlanmadığının anlaşılmasına göre; şikayetçinin 5271 sayılı CMK'nun 260/1. maddesi gereğince yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu kabul edilip aynı Yasanın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılan olarak katılmasına karar verilerek yapılan incelemede; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 11.06.2007 tarih ve 2007/21834 esas sayılı iddianamesinde yer alan sanığın katılanın adresinden farklı bir adres vererek icra tebligatlarını sahte isimlerle alması eylemi hakkında mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüş; atılı suça konu üzerinde tahrifat yapılmış bono aslının ele geçmemiş olması, Dairemizce icra dosyası içerisinde bulunan senet fotokopisinin incelenmesinde de meblağ kısımlarındaki tahrifatın açıkça görülmüş olması, mahkemece fotokopi üzerinden iğfal kabiliyetinin kesin olarak tespit edilemeyeceği gerekçesinin gösterilmiş olması ve fotokopi belgenin hukuki sonuç doğurmayacağı cihetle tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekili ile Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 16.01.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.