Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/18153 K.2012/21167
Özet: (1) Sanık, ödeme şartını ihlal suçundan 3 aya kadar tazyik hapsiyle cezalandırılmıştır; Antalya 2. İcra Ceza Mahkemesi kararına karşı Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle kararın geçersiz sayılması talebi ortaya konmuştur. (2) Yargıtay, Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kanun yolları kapsamında olduğunu kabul ederek Antalya 3. İcra Ceza Mahkemesi kararını bozmuş ve dosyayı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiy etmiştir.
Ödeme şartını ihlal suçundan sanık ...'in, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Antalya 1. İcra Ceza Mahkemesinin 27/10/2011 tarihli ve 2011/1357 esas, 2011/1660 sayılı kararına yönelik Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yetkisi bulunmadığından reddine ilişkin Antalya 2. İcra Ceza Mahkemesinin 05/12/2011 tarihli ve 2011/743 değişik iş sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre;
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İcra mahkemesinin bu Bapta yer alan suçlardan dolayı verdiği hükümlerle ilgili olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun, kanun yollarına ilişkin hükümleri uygulanır." şeklindeki hükmü ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun "Kanun yollarına başvurma hakkı" başlıklı 260. maddesinin birinci fıkrasındaki; "Hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır." şeklindeki hükmü birlikte değerlendirildiğinde, icra ceza mahkemelerince verilen kararlara karşı Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yetkisi gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 17.04.2012 gün ve 2011/6421/23180 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2012 gün ve KYB.2012/119342 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun "Karar" başlıklı 352. maddesinin birinci fıkrasına göre; "İcra mahkemesi iki tarafın ifadelerini, bütün delillerini, iddia ve müdafaalarını dinledikten sonra nihayet beş gün içinde kararını verir ve hulasasını Cumhuriyet savcısına bildirir." Aynı Kanunun "itiraz" başlıklı 353. maddesinin ikinci fıkrasına göre de; "İcra mahkemesinin bu Bapta yer alan suçlardan dolayı verdiği hükümlerle ilgili olarak 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun, kanun yollarına ilişkin hükümleri uygulanır." 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun "Kanun yollarına başvurma hakkı" başlıklı 260. maddesinin birinci fıkrasındaki; "Hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır." şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, şikayetçinin şahsi haklarına ilişkin konular hariç, icra ceza mahkemesinin kararlarına karşı Cumhuriyet savcısının itiraz/temyiz yetkisinin bulunduğunun kabülü gerekir.
Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının şikayetçinin şahsi hakkına yönelik olmayıp, sanığın lehine olduğu gözetildiğinde, itirazın mercii Antalya 3. İcra Mahkemesince esastan incelenmesi yerine yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi, yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Antalya 3. İcra Ceza Mahkemesinin 05/12/2011 tarihli ve 2011/743 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İcra mahkemesinin bu Bapta yer alan suçlardan dolayı verdiği hükümlerle ilgili olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun, kanun yollarına ilişkin hükümleri uygulanır." şeklindeki hükmü ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun "Kanun yollarına başvurma hakkı" başlıklı 260. maddesinin birinci fıkrasındaki; "Hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır." şeklindeki hükmü birlikte değerlendirildiğinde, icra ceza mahkemelerince verilen kararlara karşı Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yetkisi gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 17.04.2012 gün ve 2011/6421/23180 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2012 gün ve KYB.2012/119342 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun "Karar" başlıklı 352. maddesinin birinci fıkrasına göre; "İcra mahkemesi iki tarafın ifadelerini, bütün delillerini, iddia ve müdafaalarını dinledikten sonra nihayet beş gün içinde kararını verir ve hulasasını Cumhuriyet savcısına bildirir." Aynı Kanunun "itiraz" başlıklı 353. maddesinin ikinci fıkrasına göre de; "İcra mahkemesinin bu Bapta yer alan suçlardan dolayı verdiği hükümlerle ilgili olarak 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun, kanun yollarına ilişkin hükümleri uygulanır." 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun "Kanun yollarına başvurma hakkı" başlıklı 260. maddesinin birinci fıkrasındaki; "Hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır." şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, şikayetçinin şahsi haklarına ilişkin konular hariç, icra ceza mahkemesinin kararlarına karşı Cumhuriyet savcısının itiraz/temyiz yetkisinin bulunduğunun kabülü gerekir.
Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının şikayetçinin şahsi hakkına yönelik olmayıp, sanığın lehine olduğu gözetildiğinde, itirazın mercii Antalya 3. İcra Mahkemesince esastan incelenmesi yerine yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi, yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Antalya 3. İcra Ceza Mahkemesinin 05/12/2011 tarihli ve 2011/743 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.