Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/9919 K.2013/5559
Özet: Uyuşmazlık, şikayetçinin sanık tarafından verilen ve daha sonra boş bırakılan bir senedin (bononun) sahtecilik kapsamında haksız şekilde doldurulup icra edildiği iddiası üzerine ortaya çıktı; sanık bu işlemi inkar etti. Mahkeme, 765 sayılı TCK’nın 342/1, 59/1 maddeleri ve 647 sayılı Kanunun 6. maddesi uyarınca, erteli 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmetti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: 765 sayılı TCK.nun 342/1, 59/1. maddeleri ile 647 sayılı Kanunun 6. maddesi gereğince erteli 1 yıl 8 ay hapis cezası
1- Suç tarihinden önce şikayetçinin yalnızca keşideci ismini yazıp, imzalanmak suretiyle diğer kısımları boş olarak tanık ...'e teminat amacıyla verdiği senedi ele geçirip, diğer kısımlarını da doldurmak suretiyle bono haline getirerek icraya koyduğu iddia olunan sanığın, suçlamayı inkar ederek, ev almak amacıyla şikayetçiye verdiği parayı geri alamadığı için, suça konu bononun şikayetçi tarafından doldurulmuş vaziyette kendisine verildiğini savunmasına, tanıklar ..., ...., .... ve ...'ün de bu savunmayı doğrular nitelikle anlatımda bulunmalarına ve şikayetçinin 13.04.2006 tarihli oturumda "sanık alacaklı olduğunu kabul etmiştir, bu nedenle biz şikayetimizden vazgeçiyoruz" şeklinde beyanda bulunmasına göre; ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 03.06.2008 gün ve 2008/1-89/2008/158 sayılı kararında da açıklandığı şekliyle, hükmün gerekçesinde, Türkiye Cumhuriyet Anayasasının 141 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 230 ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 308/7. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde açık olması ve Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirebilmesi için, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma, Cumhuriyet savcısının mütalaası ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, sanık yönünden suçun sübutuna ilişkin deliller ile suçun yasal unsurlarının ne olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, bu ilkelere uyulmadan ve gerekçeden yoksun olarak hüküm kurulması,
2- Kabule göre de şikayetçinin 13.04.2006 tarihli oturumda "sanık alacaklı olduğunu kabul etmiştir, bu nedenle biz şikayetimizden vazgeçiyoruz" şeklindeki beyanı açıklattırılarak, tanzimi gereken bir zararının bulunup bulunmadığı sorulmadan ve sanık tarafından icraya konulduğu anlaşılan suça konu bono ile ilgili olarak Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2002/3757 sayılı dosyasında derdest icra takibinin sonucu da araştırılmadan CMK.nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 03.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: 765 sayılı TCK.nun 342/1, 59/1. maddeleri ile 647 sayılı Kanunun 6. maddesi gereğince erteli 1 yıl 8 ay hapis cezası
1- Suç tarihinden önce şikayetçinin yalnızca keşideci ismini yazıp, imzalanmak suretiyle diğer kısımları boş olarak tanık ...'e teminat amacıyla verdiği senedi ele geçirip, diğer kısımlarını da doldurmak suretiyle bono haline getirerek icraya koyduğu iddia olunan sanığın, suçlamayı inkar ederek, ev almak amacıyla şikayetçiye verdiği parayı geri alamadığı için, suça konu bononun şikayetçi tarafından doldurulmuş vaziyette kendisine verildiğini savunmasına, tanıklar ..., ...., .... ve ...'ün de bu savunmayı doğrular nitelikle anlatımda bulunmalarına ve şikayetçinin 13.04.2006 tarihli oturumda "sanık alacaklı olduğunu kabul etmiştir, bu nedenle biz şikayetimizden vazgeçiyoruz" şeklinde beyanda bulunmasına göre; ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 03.06.2008 gün ve 2008/1-89/2008/158 sayılı kararında da açıklandığı şekliyle, hükmün gerekçesinde, Türkiye Cumhuriyet Anayasasının 141 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 230 ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 308/7. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde açık olması ve Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirebilmesi için, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma, Cumhuriyet savcısının mütalaası ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, sanık yönünden suçun sübutuna ilişkin deliller ile suçun yasal unsurlarının ne olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, bu ilkelere uyulmadan ve gerekçeden yoksun olarak hüküm kurulması,
2- Kabule göre de şikayetçinin 13.04.2006 tarihli oturumda "sanık alacaklı olduğunu kabul etmiştir, bu nedenle biz şikayetimizden vazgeçiyoruz" şeklindeki beyanı açıklattırılarak, tanzimi gereken bir zararının bulunup bulunmadığı sorulmadan ve sanık tarafından icraya konulduğu anlaşılan suça konu bono ile ilgili olarak Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2002/3757 sayılı dosyasında derdest icra takibinin sonucu da araştırılmadan CMK.nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 03.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.