Yargıtay 11. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/9887 K.2012/19451
Özet: Uyuşmazlık, sanığın hırsızlık malı satın alması ve motorlu araç tescil belgesi ile plakada sahtecilik suçlarından dolayı mahkumiyet kararıyla ilgili olarak temyiz haklarının kullanım süresi ve kanun yoluna başvuru şartlarının açıkça gösterilmemesiyle ilgilidir. Mahkeme, bu eksiklikleri göz önünde bulundurarak kararın iptalini ve sanığın kamu davalarının dava zamanaşımı nedeniyle düşürülmesini (bozulmasını) kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi (Fatih 5.ASCM)
SUÇ: Hırsızlık malı satın almak ve motorlu araç trafik tescil belgesi ile plakada sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.02.2007 gün, 46/39 ve 29.05.2007 gün, 114/113 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı CMK.nun 232. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, hüküm fıkrasında kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği, aynı Kanunun 34. maddesinin 2. fıkrasında da, kararlarda başvurulabilecek kanun yolu, süresi, süre başlangıcı, mercii ve şekillerinin gösterilmesinin zorunlu olduğu, yerel mahkeme kararında, kanun yoluna başvuru süresinin başlangıcı, şekli ve merciinin açıkça gösterilmediği gibi Giresun E tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü'nün 10.09.2008 tarihli yazısı içeriğine göre sanığın yokluğunda verilen hükmün tebliğ olunduğu 09.05.2007 tarihinde cezaevinde bulunduğu anlaşılmakla, öğrenme üzerine vaki temyiz isteminin süresinde olduğunun kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "hırsızlık malı bilerek satın almak ve motorlu araç trafik tescil belgesi ile plakada sahtecilik" suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 14.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık malı satın almak ve motorlu araç trafik tescil belgesi ile plakada sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.02.2007 gün, 46/39 ve 29.05.2007 gün, 114/113 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı CMK.nun 232. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, hüküm fıkrasında kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği, aynı Kanunun 34. maddesinin 2. fıkrasında da, kararlarda başvurulabilecek kanun yolu, süresi, süre başlangıcı, mercii ve şekillerinin gösterilmesinin zorunlu olduğu, yerel mahkeme kararında, kanun yoluna başvuru süresinin başlangıcı, şekli ve merciinin açıkça gösterilmediği gibi Giresun E tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü'nün 10.09.2008 tarihli yazısı içeriğine göre sanığın yokluğunda verilen hükmün tebliğ olunduğu 09.05.2007 tarihinde cezaevinde bulunduğu anlaşılmakla, öğrenme üzerine vaki temyiz isteminin süresinde olduğunun kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "hırsızlık malı bilerek satın almak ve motorlu araç trafik tescil belgesi ile plakada sahtecilik" suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 14.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.